1
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ ١
İzâ zulziletil ardu zilzâlehâ.
YERYÜZÜ (ânîden) korkunç[⁵⁸⁴⁸] bir depremle sarsıldığı[⁵⁸⁴⁹] zaman,[⁵⁸⁵⁰]
[5848] Olayın dehşetini artıran dört unsur var: 1) İzâ zarfı, 2) “hareket” ifade eden zellin mudaaf kipiyle gelmesi, 3) zilzâlehânın mutlak mef’ul olması, 4) depremin yeri gösteren zamire izafe edilerek yeryüzünün çapı ve cüssesiyle orantılı olacağına işaret edilmesi. Bu belağat karşısında dilin alnı secdeye gelse yeridir. [5849] Öznesiz gelmesinin zımnî mesajı şudur: Olay o kadar dehşetli ki, olayın dehşetinden “kim yaptı” sorusunu bile soramayacaksın! Son Saat, kıyamet ve hesap ile ilgili tüm âyetlerde faile değil fiile vurgu vardır. Bu yüzden ya meçhul ya da mutavaat kalıbıyla gelir. Bu üslûptan şu sonuçlar çıkarılabilir: 1) Olay ansızın vuku bulacak. 2) Olaylar kevn ve fesat yasaları gereği kendi iç dinamikleriyle gerçekleşecek. 3) Kıyameti tetikleyen olaylar zincirinin başlamasında insan gibi irade sahibi öznelerin yaptıkları da etkili olacak. [5850] Doğrudan gelecek zaman yerine, geçmiş zaman kipine iza edatıyla gelecek zaman vurgusu kazandırılmıştır. Bu “geçmişte gerçekleşenin gelecekte yineleneceği” yananlamını içerir (Krş: 21:30).— M.İslamoğlu
99:1