İnşikak 25 Ayet Mekke · الإنشقاق
84

İnşikak

Yarılma · Mekke
84
Yarılma · Mekke
الإنشقاق
25
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ ١
İzes semâunşakkat.
GÖKYÜZÜ şerha şerha yarıldığında,[⁵⁶³²] [5632] İnfial kalıbının açılımıyla: “yarılma emrine boyun eğdiğinde”. Kıyamete ilişkin tüm haberler meçhul ya da mutavaat kalıbıyla gelir. Yani faile değil fiile dikkat çekilir. Bu, “aniden” (bağteten) kelimesiyle ifade edilmiştir. Sistemin içine yerleştirilmiş bir yasayla gerçekleşeceği anlamına gelir. Kun fe-yekun emri gereği, bu âlem oluş ve bozuluş âlemidir. Bozuluş ve yeniden oluş bir süreçtir. İnfitâr (82. sûre) kevn ve fesad sürecinin başlangıcını, bu âyetteki inşikak bir sonraki safhayı, tayy (21:104) ise sürecin sonunu ifade eder. Âdeta bir torbanın içinin dışına çevrilmesi gibi tasvir edilen süreç şu âyette ifadesini bulur: “mahlukat (evrenini) ilk defa nasıl yaratmışsak, onu öylece tekrar yaratacağız” (21:104).— M.İslamoğlu
هنگامی که آسمان بشکافد— IRI — H.Ansarian
84:1
2
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ ٢
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
yani[⁵⁶³³] Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında,[⁵⁶³⁴] [5633] Ve bağlacının bu bağlamdaki en uygun karşılığı. [5634] Meçhul kiple (hukkat) gelmesinin hikmeti için sûrenin girişine bkz.— M.İslamoğlu
و فرمان پروردگارش را اطاعت کند، و [به این اطاعت از فرمان،] سزاوارتر گردد— IRI — H.Ansarian
84:2
3
وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ ٣
Ve izel ardu muddet.
ve yeryüzü uçsuz bucaksız bir düzlük haline getirildiğinde,[⁵⁶³⁵] [5635] Bkz: 20:105-107 ışığında. Zımnen: büyük duruşma için dev bir duruşma salonu haline getirildiğinde.— M.İslamoğlu
و هنگامی که زمین گسترده شود— IRI — H.Ansarian
84:3
4
وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ ٤
Ve elkat mâ fîhâ ve tehallet.
ve içindeki her şeyi atarak boşaldığında,[⁵⁶³⁶] [5636] Yani: Gizlisi saklısı kalmayıp içini boşalttığında. Veya içinde taşıdığı cevher, maden, petrol ve gaz gibi değerleri boşaltıp tabii ömrünü tamamladığında.— M.İslamoğlu
و آنچه را در درون دارد بیرون افکند، و تهی گردد— IRI — H.Ansarian
84:4
5
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ ٥
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında…— M.İslamoğlu
و فرمان پروردگارش را اطاعت کند، و [به این اطاعتِ از فرمان،] سزاوارتر گردد،— IRI — H.Ansarian
84:5
6
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحاً فَمُلَاق۪يهِۚ ٦
Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).
Sen ey insanoğlu! Evet evet, hayat yolunda son sürat yeldirdikçe (ister istemez) Rabbine doğru yol alan sen, sonunda O’na kavuşacaksın![⁵⁶³⁷] [5637] Veya, mulâkîhideki zamiri kedhe dönük okuyarak: “Rabbine vardığında hayat yolundaki çabanın karşılığına kavuşacaksın”. Tercihimiz Müberred ve Ahfeş gibi dil otoritelerine dayanmaktadır. Kesb, sonucu sahibine kâr veya zarar olarak dönen fiil, kedh sahibini yaparken aşırı etkileyen ve büyük emek isteyen fiil. Kedh eylemin sebebini, kesb ise sonucunu ifade eder. (Furûk, 150).— M.İslamoğlu
ای انسان! یقیناً تو با کوشش و تلاشی سخت به سوی پروردگارت در حرکتی، پس او را [در حالی که مقام فرمانروایی مطلق و حکومت بر همه چیز ویژه اوست و هیچ حکومتی در برابرش وجود ندارد،] دیدار می کنی،— IRI — H.Ansarian
84:6
7
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ ٧
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînih(yemînihî).
İşte (o gün) sicili sağ eline verilen kimseye gelince:— M.İslamoğlu
اما کسی که نامه اعمالش را به دست راستش دهند،— IRI — H.Ansarian
84:7
8
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَاباً يَس۪يراًۙ ٨
Fe sevfe yuhâsebu hısâben yesîrâ(yesîren).
onun hesabı pek kolay görülecek[⁵⁶³⁸] [5638] Bunun üç farklı yolu vardır: 1) Yaptıklarının en iyisiyle ödüllendirilmek (24:38 ve 46:16); 2) Günahlarının örtülmesi (64:9); 3) İyiliklerinin on katıyla karşılık bulması (6:160). Rasulullah bazı namazlarında, “Allahumme hâsibnî hısâben yesîrâ: Allah’ım hesabımı kolay getir!” diye dua ederdi (İbn Hanbel).— M.İslamoğlu
به زودی با حسابی آسان به حسابش رسیدگیشود،— IRI — H.Ansarian
84:8
9
وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُوراًۜ ٩
Ve yenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ(mesrûren).
ve kendi insanları arasına sevinçli bir şekilde dönecek.— M.İslamoğlu
و خوشحال و شادمان به سوی خانواده اش [در بهشت] باز گردد،— IRI — H.Ansarian
84:9
10
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ ٠١
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu verâe zahrih(zahrihî).
Ve sicili bozuk çıkan[⁵⁶³⁹] kimseye gelince: [5639] Lafzen: “arkadan verilen”. Hâkka’da “solundan”. Demek ki sağ-sol tanımları mecazidir ve aslında soldan ve arkadan vermek zorluğa ve kaybetmişliğe delâlet eder. Zımnen: hakikate sırt dönen karnesini sırtından alacak. Allah’a sırtını dönenlerin bozuk sicili sırtlarına yapıştırılmış bir yafta gibi olacak. Böylece hakikate ters dönerek ihanet ettikleri sırtları da kendilerinden öç alacak.— M.İslamoğlu
و اما کسی که نامه اعمالش را از پشت سرش دهند،— IRI — H.Ansarian
84:10
11
فَسَوْفَ يَدْعُوا ثُبُوراًۙ ١١
Fe sevfe yed’û subûrâ(subûren).
artık ısrarla yok olmak için yalvaracak,[⁵⁶⁴⁰] [5640] Şu âyet tam da bu gibiler içindir: “Bugün bir tek yok oluşu çağırmayın, (aksine); birçok yok oluşu çağırın” (25:14).— M.İslamoğlu
به زودی با فریادی حسرت بار، هلاکت و نابودی خود را خواهد،— IRI — H.Ansarian
84:11
12
وَيَصْلٰى سَع۪يراًۜ ٢١
Ve yaslâ saîrâ(saîren).
ne ki çılgın bir ateşi boylayacak;— M.İslamoğlu
و در آتش افروخته در آید.— IRI — H.Ansarian
84:12
13
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً ٣١
İnnehu kâne fî ehlihî mesrûrâ(mesrûren).
oysa o, (vaktiyle) kendi insanları içerisinde pek şen şakrak idi;— M.İslamoğlu
او همواره در میان خانواده اش [به ثروت و مال و مقام] خوشحال و شادمان بود.— IRI — H.Ansarian
84:13
14
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ ٤١
İnnehu zanne en len yahûr(yahûra).
her halde o (Allah’a) döneceğini asla ummuyordu;— M.İslamoğlu
او می پنداشت که هرگز پس از مرگ [به حیات دوباره] باز نخواهد گشت.— IRI — H.Ansarian
84:14
15
بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يراًۜ ٥١
Belâ, inne rabbehu kâne bihî basîrâ(basîren).
evet öyleydi, ama Rabbi onu sürekli gözetliyordu.— M.İslamoğlu
آری، بی تردید پروردگارش نسبت به [همه امور] او بینا بود [از این جهت تمام اعمال و دست آوردش را برای پاداش و کیفر ثبت کرد.]— IRI — H.Ansarian
84:15
16
فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ ٦١
Fe lâ uksimu biş şefak(şefakı).
ÖTESİ YOK![⁵⁶⁴¹] İşte şafak vaktini Ben şahit tutuyorum![⁵⁶⁴²] [5641] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 90:1, not 1. [5642] Şafak: gün batarken tan yerindeki beyazlık. Gece şahidinin, nöbeti devralırken gündüz şahidine verdiği selamdır. Gecenin içinde saklı gündüzlere atıf. Zımnen: Size ikram ettiğim zamanı şahit tutacağım ve zaman dile gelip emanete ne yaptığınızı söyleyecek.— M.İslamoğlu
سوگند به سرخی کنار افق به هنگام غروب خورشید— IRI — H.Ansarian
84:16
17
وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ ٧١
Vel leyli ve mâ vesak(vesaka).
ve geceyi ve toplayıp kaydettiklerini,[⁵⁶⁴³] [5643] Zımnen: Gecenin karanlığı altında işlediklerinizi de Allah görüyor.— M.İslamoğlu
و سوگند به شب و آنچه را [از موجودات پراکنده شده در روز، در خانه ها و لانه ها] جمع می کند— IRI — H.Ansarian
84:17
18
وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ ٨١
Vel kameri izet tesak(tesaka).
ve safha safha dolunay halini alan[⁵⁶⁴⁴] ayı (şahit tutuyorum ki [5644] Lafzen: “(ışığı) biriktirip toparlanan”.— M.İslamoğlu
و سوگند به ماه هنگامی که بَدْر کامل می شود— IRI — H.Ansarian
84:18
19
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقاً عَنْ طَبَقٍۜ ٩١
Le terkebunne tabakan an tabakın.
ey insanlar; mukadder sona doğru) safha safha, adım adım ilerleyeceksiniz.[⁵⁶⁴⁵] [5645] Veya: “Bir boyuttan diğer boyuta geçerek ilerleyeceksiniz”. Burada zikredilen insan tekinin veya soyunun yeryüzündeki serüvenidir. Zira âhiret âyetleri muzari değil mazi olarak gelir. Oysa ki burada kasemden sonra geldiği için muzari gelecek zamana kilitlenmiştir. Zımnen: Hayat bir güne benzer; sabahı, akşamı, gecesi ve yeniden dirilişi var. İyisi ve kötüsü, acısı ve tatlısı var. Mü’mini ve kâfiri, sâdıkı ve fâsıkı var. Ama mutlaka bir sonu ve Hesap Günü var. Bu âyette insanoğlunun yer ve gök katmanlarındaki yolculuğuna da bir işaret bulunabilir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi bir sonraki âyettir.— M.İslamoğlu
که شما حالی را پس از حالی [که مراحل مختلف زندگی است و در سختی و زحمت مطابق یکدیگرند] طی می کنید [تا به دیدار پروردگارتان نایل آیید.]— IRI — H.Ansarian
84:19
20
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ ٠٢
Fe mâ lehum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Peki, onlara ne oluyor ki hâlâ (Hesap Günü’ne) iman etmiyorlar?[⁵⁶⁴⁶] [5646] Yani: Âhiret, bütün yaratılmışları kuşatan tekâmül yasasının insana ilişkin boyutudur.— M.İslamoğlu
پس اینان را چه می شود که ایمان نمی آورند؟!— IRI — H.Ansarian
84:20
21
Secde
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩ ١٢
Ve izâ kurıe aleyhimul kur’ânu lâ yescudûn(yescudûne). (SECDE ÂYETİ)
Dahası, kendilerine Kur’an okunduğu zaman onu tasdik edip de teslim olmuyorlar.[⁵⁶⁴⁷] [5647] Secde burada “tasdik ve boyun eğme” anlamındadır. Zira bir sonraki âyetteki tekzib/yalanlama”, secdenin karşıtı olarak kullanılmıştır (Krş: 55:6). Allah’ın rehberliğine kayıtsız şartsız uyma anlamına gelir (Krş: Ebu Müslim ve Rağıb’a katılarak Râzî). Zira, hemen arkadan gelen “küfürde direnenler vahyi yalanlıyor” âyeti, buradaki secdenin karşıtıdır.— M.İslamoğlu
و هرگاه قرآن را بر آنان خوانند، خاضع و تسلیم نمی شوند؟!— IRI — H.Ansarian
84:21
22
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ ٢٢
Belillezîne keferû yukezzibûn(yukezzibûne).
Aksine, inkârda direnenler (ilâhî vahyi) yalanlamakta ısrar ediyor;— M.İslamoğlu
بلکه کافران همواره انکار هم می کنند!— IRI — H.Ansarian
84:22
23
وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ ٣٢
Vallâhu a’lemu bimâ yûûn(yûûne).
ama Allah içlerinde biriktirip gizlediklerini çok iyi biliyor.— M.İslamoğlu
و خدا به آنچه [از انکار، کفر، نفاق، حسد و...] در دل خود جمع می کنند، داناتر است.— IRI — H.Ansarian
84:23
24
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ ٤٢
Fe beşşirhum bi azâbin elîm(elîmin).
Artık onlara elem verici bir azabı müjdele;[⁵⁶⁴⁸] [5648] “Azabı müjdele” şeklindeki nükteli üslûp, onların vahyi hafife almalarına karşı bir misillemedir.— M.İslamoğlu
پس آنان را به عذابی دردناک بشارت ده. ….— IRI — H.Ansarian
84:24
25
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ ٥٢
İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum ecrun gayru memnûn(memnûnin).
ancak iman edenler ve Allah rızasına uygun davrananlar hariç: Onları kesintisiz bir ödül bekliyor.[⁵⁶⁴⁹] [5649] Veya: “Başa kakılmayacak tarifsiz bir ödül”. Tercihimiz İbn Abbas’ın Nafi b. Ezrak’a verdiği cevaba dayanmaktadır (Tahkikli bir neşr için bkz: Âişe Abdurrahmân, el-İ‘câzu’l-Beyânî li’l-Kur’an ve Mesâilu İbni’l-Ezrak, Kahire-1404).— M.İslamoğlu
مگر آنان را که ایمان آورده و کارهای شایسته انجام داده اند، که آنان را پاداشی جاودان و بی منت است.— IRI — H.Ansarian
84:25
İnşikak
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle