وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ ٨
Ve mâ nekamû minhum illâ en yu’minû billâhil azîzil hamîd(hamîdi).
O (zalimler) başka bir sebeple değil, sadece yücelikte eşsiz ve hamdin tümüne lâyık olan[⁵⁶⁵⁷] Allah’a imanda ısrar ettikleri için onlardan intikam[⁵⁶⁵⁸] almışlardır.[⁵⁶⁵⁹]
[5657] Aziz ve Hamid isimlerinin ihsas ettirdiği mâna şudur: Kâfirin imanından dolayı mü’mine saldırısı, özünde Allah’a saldırıdır. Fakat Allah Aziz’dir, hiçbir saldırıdan etkilenmeyecek kadar üstün ve yücedir. Mü’min, imanından dolayı baskıya uğruyorsa, bu sızlanılacak değil hamdedilecek bir olaydır. Zira 1) İmanı Allah tarafından sınanmaya lâyık görülmüş ve ilâhî ilgiye mazhar olmuştur. 2) O mü’min bu sınav sayesinde ecir sahibi olmuştur. Bu tüm hamdlerin kendine mahsus olduğu Allah’a hamd etmeyi gerektirir. [5658] Enkera “reddetti”, nekame “reddedip cezalandırdı” anlamına gelir. [5659] Tefsirlerin çoğu bu pasajla tarihsel olaylar arasında bire bir bağ kurarlar. Fakat anlatılanlar çeşitli, birbirine zıt ve hatta çelişkilidir. İnanca baskı olayının yaşandığı yer konusunda farklı rivayetler vardır. Necran, Suriye, Sümer, Babil, Filistin, Habeşiştan, Anadolu bunlar arasındadır. İnanca yönelik zulmü, bu yerlere bağlı olarak Necran’ın Yahudi (veya putperest) kralı Zunüvas İsevi mü’minlere, Nemrud Hz. İbrahim’e, Babil kralı Nabukadnazar sürgündeki Yahudilere (Eski Ahid, Daniel, 3:19-21), Romalı Antonyus İsevilere karşı yapmıştır. Mesela müfessir Beğavi sondan ikinci şıkkı tercih eder. Bunlar arasında en makul olanı miladî 523 yılında vuku bulduğu nakledilen Himyer kralı Zunüvas’ın İsevî mü’minlere karşı uyguladığı korkunç zulümdür. Rivayete göre Zunüvas, inancından vazgeçmeyen mü’minleri kazdırdığı ateş dolu hendeklerde yakmıştır. Son zamanlarda bulunan tarihi bir belge, yukarıdaki bilgileri destekler mahiyettedir. Bu belge, Yahudilerin 2000 İsevi’yi bir mabedde topladıktan sonra mabedin çevresine odun yığarak içindekilerle birlikte yaktıklarını anlatmaktadır. (İrfan Şehid, The Martyrs of Nejran: New Documents, 1971, sh. 46 vd.) Hilafeti döneminde Hz. Ömer’in mazlumların hatırasına felaket mahalline bir cami inşâ ettirmesi de bu bulguları teyit eder.— M.İslamoğlu