Kadir 5 Ayet Mekke · القدر
97

Kadir

Kudret · Mekke
97
Kudret · Mekke
القدر
5
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ١
İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr(kadri).
Biz[⁵⁸²⁴] onu[⁵⁸²⁵] kadir-kıymet gecesinde[⁵⁸²⁶] indir(meye başla)dık.[⁵⁸²⁷] [5824] Buradaki “Biz” zamiri vahyin inişine meleklerin katılımını, yani ilâhî kelâmın muhataba dolaysız değil dolaylı iletildiğini ifade eder (Krş: 42:51). [5825] “Onu” zamiri Kur’an’a da, ilk inen âyetlere de dönebilir. Birinci ihtimalde enzelnâhunun mânası “Kur’an’ı indirmeye başladık”, ikinci ihtimalde “İlk âyetleri indirdik” olur. [5826] Veya: “Kıymeti belli bir gecede”. Yani: “Kıymetine yeter olmayan, bir ömre bedel, bereketli ve şerefli bir gecede” (Krş: 44:3). Burada isim tamlamasından dolayı belirli gelen gece Duhân 3’te sıfat tamlaması olarak belirsiz gelmiştir (fi leyletin mubâraketin). Zira orada bereketi belirsizdi, burada ise o bereketin “kadarı/mikdarı/kadri” belirlenmiştir: “Bin aydan hayırlı.” Kadr, bir şeyin miktarını, değerini ve sonucunu belirtir. Burada kelimenin “miktarla” değil “değerle” ilgili olduğu 3. âyetten açıkça anlaşılmaktadır. Yine Kadr’in anlamının değere ilişkin olduğunu, bu gecenin Ramazan ayında olduğunu söyleyen Bakara 185’in sonundaki “hakkı bâtıldan ayıran bir ölçme ve değerlendirme yeteneği” anlamına gelen furkân da teyit eder. Buradaki “gece”nin mahiyeti nedir? Leyl, içinden aydınlatılabilecek geçici karanlık için kullanılır. Zulumâtın türetildiği zalâm ise içinden aydınlatılamayan, aydınlanmak için terk edilmesi gereken karanlıktır. Birçok yerde gelen “Karanlıklardan aydınlığa” kalıbı, “gece” gibi içinden aydınlatılacak karanlığı değil, ancak terk edince kurtulunacak karanlığı ifade eder. Leylenin terkipten dolayı kazandığı belirlilik, vahyin önceden kararlaştırılmış bir gecede nâzil olduğu anlamına gelebilir. [5827] İnzâl kalıbının “bir seferde indirmek” mânasına geldiği doğru değildir (Krş: 25:32). Buna dayanarak vahyin dünya semasına tek seferde toptan indiği yorumları da mesnetsizdir. Gökten yağmur bir defada inmediği halde, yağmur için de aynı kalıp kullanılır (23:18). Yaptığımız karşılaştırmalı bir okuma, tenzîl ve inzâlin birbirinin mukabili olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. Tenzîl vahyin kaynağına nisbetle, inzâl hedefine nisbetle kullanılmaktadır (Bkz: 12:2, not 3’ün devamı). İnzâl kalıbı asıl “bir yasaya bağlı olarak indirme” vurgusu taşır. Lügatte inzâlin mânası, ulvî mânaların bilinç evrenine dahil edilmesidir (duhûlu’ş-şey’ fî ‘âlemi’l-mudrekât). Bu, ya önceden var olanı dönüştürmek (ca‘l), ya da bilinçte anında var etmek (halk) şeklinde gerçekleşir. Kur’an’ın inmeye başladığı gece Ramazan ayının içinde bir gecedir (2:185).— M.İslamoğlu
97:1
2
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ ٢
Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr(kadri).
Bilir misin o kadir-kıymet gecesinin mahiyeti nedir?[⁵⁸²⁸] [5828] Buradaki mâ, hem mahiyetle hem zamanla alâkalı olabilir. Bir sonraki âyet mahiyetle alâkalı olduğunu gösterir. Yani, “Kadir gecesinin mahiyetini sen bilir misin?” anlamına gelir. Bakara 185, Kur’an’ın indiği gecenin ayın bütününde aranmasını îmâ eder. Bu gecenin haftanın günlerinden Pazartesi’ne denk geldiğini, Allah Rasûlü’nün, Pazartesi günleri neden nafile oruç tuttuğuyla ilgili bir soruya verdiği cevaptan öğreniyoruz. Zaten Allah Rasûlü’nün hayatının dönüm noktası olan o gecenin hangi güne denk geldiğini bilmemesi düşünülemezdi.— M.İslamoğlu
97:2
3
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ ٣
Leyletul kadri hayrun min elfi şehr(şehrin).
O kadir-kıymet gecesi, bin aydan[⁵⁸²⁹] daha hayırlıdır.[⁵⁸³⁰] [5829] Veya elfin mastar anlamı olan telif ve şehrin mastar anlamı olan işhar mânasıyla: “İç içiçe geçmiş bir dolu aydınlıktan”. Bin rakamı çokluktan kinaye olmakla birlikte şehre izafe edildiğinde daha derin, daha farklı bir mânaya delâlet etse gerektir. Sadece kinaye olsaydı daha çok olan min elfi senetin (bin yıldan) veya min elfi ‘asrin (bin asırdan), hatta min elfi dehrin (tüm zamanların bin katından) buyurulurdu. Bu da buradaki kinayenin “çokluğa” değil, “insanın ömrüne” delâlet ettiğini gösterir. [5830] Yani: O ömre bedel bir gecedir. Zımnen: Ey muhatap! Kur’an indiği geceye otuz bin kat değer yüklemiştir! O gecenin değeri kendinden değil vahiydendir. Zira o gece ay yılına ait bir gecedir. Ay yılı ise sabit değil dönen bir zamandır. Demek ki o mübarek gece bereketini bizzat zamandan değil, o zamanda inmeye başlayandan almıştır. Şu halde aynı Kur’an senin hayatına inerse, ömrüne nasıl bereket katacağını var sen hesap et! Düşünsene aynı vahiy, ilk muhatabını “Âlemlere rahmet”, indiği şehri “kentlerin anası”, indiği toplumu “insanlık anası” (ümmet) kılmıştır! Sözün özü: İçine vahyin indiği bir gece bir ömre bedeldir. Kur’an bunun tersinin de geçerli olduğunu söyler: İçinde vahyin olmadığı bir ömür bir gece kadar bereketsizdir (Krş: 17:52; 20:102-104; 23:112-113; 30:55). İmam Bakır’a göre Enfâl 41’deki “Eğer siz, Allah’a ve hakkın bâtıldan ayrıldığı o gün, yani iki ordunun karşı karşıya geldiği gün kulumuza indirdiklerimize inanıyorsanız” ibaresi Kur’an’ın inmeye başlamasıyla Bedir savaşının yılın aynı gününe denk geldiğine delâlet eder. Bu yoruma göre Kadir gecesi savaşın gerçekleştiği 17 Ramazan’dır (Nkl: İbn Âşûr, Duhân 3’ün tefsirinde). İmam Bakır’ın bu yorumunda zannımızca Hz. Ali’nin Ramazan’ın 17’sinde şehid edilişinin de payı vardır ve bizce bu oldukça duygusal ve kırılgan bir yaklaşımdır. Aynı şey, Ramazan’ın 17’sinde gerçekleşen Bedir zaferiyle Kadir gecesi arasında bağlantı kuran yorumlar için de söylenebilir. Kur’an’la sabittir ki Kadir gecesi Ramazan ayındadır: “(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlığa rehber olan, bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an işte bu ayda indirilmiştir” (2:185).— M.İslamoğlu
97:3
4
تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ ٤
Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.
Melekler, vahiyle beraber[⁵⁸³¹] o gece inerler de inerler,[⁵⁸³²] Rablerinin izniyle, hayatın her alanına dair[⁵⁸³³] [5831] Veya: “Vahiy meleği ile”. Tercihimiz vav’ın maiyyet vurgusuna istinadendir. Rûh, Nahl 2, Mü’min 15 ve Şûrâ 52’de tartışmasız vahiy mânasına kullanılmıştır. Bu sûrenin ana konusu da vahiydir. Dolayısıyla burada teşrifatçı melekler eşliğinde indirilen, akleden kalbin hayat soluğu olan vahiy olmalıdır. Zira, bilinçsiz bilgi ruhsuz cesettir. Vahiy ise bilgiyi bilince dönüştürür. Fîhâdaki zamir “geceye” de, “meleklere” de dönebilir. Birinci durumda mâna “o gecede” olur. Biz bağlamla uyumundan dolayı ikincisini tercih ettik. [5832] Zımnen: Lafzı bir kez, mânası sonsuz kez inen vahiyle İnşâ olmak isteyen her mü’mine, melekler, hidayet ve furkan olan vahyin diriltici soluğunu kıyamete kadar indirmeye devam ederler. Vahyin her çağda geçerli olan dönüştürücü gücünün arkasındaki gerçek sebep budur. [5833] Veya İbn Abbas’ın okuyuşuyla min kulli’mriin: “herkese dair” (Ferrâ). Bu okuyuşa dayanarak, Allah Rasûlü’ne nâzil olanlar hükmen ümmetinden herkese nâzil olmuş gibidir, denilebilir. Bu âyet, “o gece (iyi ve kötü) her iş ayrıştırılarak hikmetli bir hükme bağlanır” (44:4) âyeti ışığında anlaşılmalıdır.— M.İslamoğlu
97:4
5
سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ٥
Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr(fecri).
tarifsiz bir mutluluğun (formüllerini getirirler);[⁵⁸³⁴] bu durum, tanyeri ağarıncaya kadar sürer.[⁵⁸³⁵] [5834] Selâm, “barış, huzur, saadet, af, mağfiret” mânalarını kapsar. Kur’an’ın inişi hatırına, vahyin sahibi Allah tarafından ilan edilen genel bir affa da delâlet edebilir. Ancak bu genelliği “Rablerinin izniyle” şartı sınırlamaktadır. [5835] Veya fecrin mastar anlamıyla: “(Hakikatin) fışkırdığı kaynağa dönünceye kadar sürer”. İki anlama da gelebilir: 1) insanlığın içinde debelendiği cahiliyye gecesi Kur’an’ın ışığıyla son buluncaya kadar. İbrahim sûresinin ilk âyetinde ifadesini bulan hakikat budur. 2) Gaybî hakikatleri örttüğü için bir geceye benzeyen bu dünya hayatı son bulup, gaybî hakikatlerin “yakîn” olduğu âhiret şafağı atıncaya kadar (Krş: Hattâ ye’tiyeke’l-yakîn: 15:99).— M.İslamoğlu
97:5
Kadir
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle