1
وَالذَّارِيَاتِ ذَرْواًۙ ١
Vez zâriyâti zerven.
İNDİĞİ yerden toz kaldırarak (hidayeti gönüllere) saçan;[⁴⁷⁰⁰]
[4700] Zâriyât; “toplu bir şeyi yere düşmesi için havaya atmak” anlamındaki zervden. Bu ve müteakip üç âyetteki sıfatların nitelediği isim veya isimler belirtilmemiştir. Âyetlerin birbirine fâ ile bağlanması, nitelenen isimlerin mahiyetinin aynı olduğunu gösterir. Hz. Ali’ye atfedilen zâriyât sıfatının “rüzgâr”ı nitelediği yorumu sonrakiler tarafından da kabul görmüştür. Nitelenen ismin “melekler” veya “silahlar” olduğu yorumu da yapılmıştır (Krş: Elmalılı). Bizce hepsi de mevsufsuz sıfatlarla başlayan Sâffât, Murselât, Âdiyât ve Nazi‘ât sûreleri gibi bu sûrenin girişi de vahiyle ilişkilidir. “Yere saçılan” (zerv) tohum, meyvesi iman ve salih amel olan vahiydir. 2. âyetteki “ağır yük” âyetlerin taşıdığı “mana”dır. 3. âyet vahyin ağırlığına rağmen yürekleri kolayca teslim almasına delâlet eder. Yeminin cevabı olan 5 ve 6. âyetlerde konu Hesap Günü’ne getirilip bağlanmaktadır. Rüzgâr ile Hesap Günü arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Oysa âyetler birbirine fâ ile bağlandığı için pasajın konusu tek olmak durumundadır. İşbu sebeple, ilk dört âyetteki sıfatların vahyi nitelediği kanaatindeyiz.— M.İslamoğlu
سوگند به بادهای افشان کننده [که ابرهای باران زا و گرده های نرینه و مادینه گیاهان را می افشانند.]— IRI — H.Ansarian
51:1