1
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ ١
Sebbihısme rabbikel a’lâ.
(EY RASÛL) yücelikte eşsiz olan Rabbin adına[⁵⁶⁷⁷] hareket et![⁵⁶⁷⁸]
[5677] Zımnen: Kimin kulu olduğunu, kimin adına hareket ettiğinden yola çıkarak bul. A‘lâ hiyerarşik bir üstünlüğü değil, “üstün” olma mânasının her tür sınırdan ve kayıttan âzâde olarak ulaşabileceği mutlak sınırı ifade eder. [5678] Tesbih, “hareket etme, işini yapma, çaba gösterme” anlamındaki es-sebhten. Kelimenin tersi el-habs, anlamın da tersini verir: “hareketsiz bırakma, tutma, âtıl kılma”. “Allah adına/adıyla başlarım” anlamına gelen bismillah, bu emri yerine getirmenin başlangıç noktasını temsil eder. Tesbîhin “yüceltme” anlamını, tercihimiz içermektedir. Zira, bilinçli varlık olan insanın Rabb adına hareket etmesi, O’nu yücelten varlık korosuna dahil olmasıdır. Tesbihin “işitilen” bir şey olmaktan daha çok “anlaşılan” bir şey olduğunu İsrâ 44’ten anlıyoruz: “Her şey Allah’ı tesbih etmektedir; fakat siz onların tesbihini anlamazsınız” (duymazsınız değil). Bu âyetteki sebbih emri tefsir otoriteleri tarafından farklı yorumlara konu olmuştur. “Namaz kıl”, “hayran ol”, “an”, “yönel”, “O’nu tek bil”, “O’nu tüm noksanlıklardan uzak bil”, “O’nu tenzih et”, “O’nu mukaddes bil” bunlar arasında yer alır. Tercihimiz, kelimenin lafzî anlamına dayanır.— M.İslamoğlu
87:1