İnşirah 8 Ayet Mekke · الشرح
94

İnşirah

Ferahlık · Mekke
94
Ferahlık · Mekke
الشرح
8
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ١
E lem neşrah leke sadrek(sadreke).
SENİN[⁵⁷⁸⁵] gönlüne ferahlık vermedik mi?[⁵⁷⁸⁶] [5785] Lafzen: “senin için”. Bu, hem “sen benim için kul kadar yaparsan, Ben de senin için Allah kadar yaparım” vurgusuna, hem de “ne yaptıksa senin için, senin lehine yaptık” vurgusuna sahiptir. [5786] Kur’an’da şerh, olumlu ve olumsuz anlamlarıyla beş yerde geçer. Hepsi de Mekkîdir ve hepsi de göğse nisbetle kullanılır. Göğüs ise, ister tekil (sadr) ister çoğul (sudûr) kullanılsın, organ anlamında hiç gelmez. “Gönül, zihin” karşılığında kullanılır. Şerh, Zümer 22 ve En’âm 125’te “iç aydınlanma” ile sonuçlanmış, Tâhâ 25’te “kolaylık ve dilden düğüm çözme” ile bitişik kullanılmıştır. Buradaki ferahlatmanın niteliğini devamındaki âyetler açıklamaktadır.— M.İslamoğlu
94:1
2
وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ٢
Ve vedagnâ anke vizrek(vizreke).
Ve yükünü sırtından kaldırmadık mı?— M.İslamoğlu
94:2
3
اَلَّـذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ٣
Ellezî enkada zahrek(zahreke).
Ki o yük belini iki büklüm etmişti!— M.İslamoğlu
94:3
4
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ٤
Ve refa’nâ leke zikrek(zikreke).
Ve senin[⁵⁷⁸⁷] şanını yüceltmedik mi?[⁵⁷⁸⁸] [5787] Lafzen: “senin için”. Bkz: 1. âyetin ilk notu. [5788] Zımnen: Senin adını vasfı zikr olan Kur’an’da anarak; ya da: Sen gelmeden senin geleceğini müjdeleyerek (Krş: 61:6); veya: seni âlemlere rahmet kılarak; yahut: Adını dillere destan ederek. Zımnen: Bunu, gelecek hakkında müjdeli haber taşıyan Duhâ 4-5 gibi vahiyler ve peygamberlikle yaptık. Vahiy ve peygamberlik muhatabının hem sorumluluğu artırarak yükünü ağırlaştırıyor (kavlen sakîlen: “ağır bir söz” 73:5), hem de müjdeli vahiyler ve nübüvvetin şerefiyle yükünü hafifletiyordu. İşte hemen arkadan gelen 5 ve 6. âyetler, mesânî olan vahyin çift kutuplu tabiatına uygun olan bu özelliğini dile getirmektedirler. Zemahşerî, adını yüceltmeyi, Nebi’nin adının şehadet getirirken, ezan okurken, kamet getirirken, namazın teşehhüdünde, hutbelerde, yine Kur’an’da, “Allah ve Rasulü..”, “Rasule itaat Allah’a itaattir”, “Allah’a itaat edin Rasulüne itaat edin”, “Allah’ın Rasulü” gibi ibarelerde Allah’ın adıyla yan yana zikredilmesi olarak açıklamıştır.— M.İslamoğlu
94:4
5
فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۙ ٥
Fe inne maal usri yusra(yusren).
Sözün özü: zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır.[⁵⁷⁸⁹] [5789] “Sözün özü” fasiha fâsının bu bağlamdaki en uygun karşılığıdır. Nasıl ki her gece iki gündüz arasındadır, her zorluk da iki kolaylık arasındadır. Asla bir zorluk iki kolaylığa galip gelemez.— M.İslamoğlu
94:5
6
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْراًۜ ٦
İnne maal usri yusrâ(yusren).
Evet, evet; zorlukla beraber mutlaka tarife sığmaz bir kolaylık vardır.[⁵⁷⁹⁰] [5790] Veya fânın talil vurgusuyla: “Demek ki, zorlukla beraber mutlaka tarifsiz bir kolaylık varmış; bundan böyle de zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık mutlaka var olacaktır.” Bu iki âyetin tefsiri sadedinde şu hadis nakledilir: “Bir zorluk iki kolaylığa asla galip gelemez”. Bununla bir dil kuralına atıf yapılmıştır. Kur’an lisanında marife isim tekrar ederse ikincisi birincinin aynı olduğu için ikisi tek kabul edilir, nekira isim tekrar ederse ikincisinin birincisinden farklı olduğu anlamına gelir. Belirli gelen “zorluk” tek kabul edilirken, belirsiz gelen “kolaylık” iki sayılmış, hadiste birin ikiye galip gelemeyeceği vurgulanmıştır (Ferrâ). Zorluktaki belirlilik ahd içinse “bazı zorluklarla birlikte kolaylık var, ama bazılarıyla birlikte yoktur” vurgusu kazanır. Kolaylıktaki belirsizlik de kolaylığın çok çeşitli ve sınırsızlığına delâlet eder (et-Tefsiru’l-Beyani I, 71).— M.İslamoğlu
94:6
7
فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ٧
Fe izâ feragte fensab.
Şu halde, bir zorluğu aştığında yılma, başka bir işe giriş![⁵⁷⁹¹] [5791] Veya: “Zorluğu aşınca tebliğe devam et”; veya “bir işi halledince başka bir işle yorul”; ya da nasbın lügat mânasına dayanarak: “işini hallettiğinde arkasında dur” (Aynı fiilin buna yakın bir anlamda dağlara nisbetle kullanıldığı bir yer için bkz: 88:19). Tercihimiz, sözün bağlamına ve nasbın “nasib” anlamına dayanmaktadır. Zımnen: Sen işi yor, iş seni değil. Her zorluğun beraberindeki kolaylığı gör ve tatil değil tebdil yaparak bir başka işle dinlen. Ehl-i Beyt okulu, “yerine bir başkasını tayin et!” anlamında fensıb okumuştur.— M.İslamoğlu
94:7
8
وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ٨
Ve ilâ rabbike fergab.
Ve (yüzünü) yalnız Rabbine dön; artık hep (O’na) meylet![⁵⁷⁹²] [5792] Zımnen: “Yalnız Senden yardım isteriz” (1:4) sözüne sadık kal! Madem Rabbin sana rağbet etti, sen de Rabbine rağbet et! Zira O’ndan başka hiçbir şey rağbete değmez.— M.İslamoğlu
94:8
İnşirah
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle