Leyl 21 Ayet Mekke · الليل
92

Leyl

Gece · Mekke
92
Gece · Mekke
الليل
21
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ ١
Vel leyli izâ yagşâ.
KUŞATIP örten gece şahit olsun![⁵⁷⁵⁹] [5759] Gece zaten karanlıktır. İnsanlığın ufkunu gittikçe karartan cahiliyye gecesine bir imâdır. Yemin vavı ile ilgili bkz. 93:1, not 1.— M.İslamoğlu
92:1
2
وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ ٢
Ven nehâri izâ tecellâ.
(Gecenin kuşatmasını) yarıp ortaya çıkan gündüz şahit olsun!— M.İslamoğlu
92:2
3
وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ ٣
Ve mâ halâkaz zekera vel unsâ.
Erkek ve dişiyi yaratan kudret şahit olsun[⁵⁷⁶⁰] [5760] Veya mânın ilgi zamiri vurgusuyla: “Erkek ve dişiyi yaratan şahit olsun”. Tercihimizin gerekçesi için bkz: 91:7, not 7.— M.İslamoğlu
92:3
4
اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ ٤
İnne sa’yekum le şettâ.
ki (ey insanlık); sizin çabanız, (sebep ve sonuç açısından) farklı farklıdır.[⁵⁷⁶¹] [5761] İlk üç âyette yemin edilen gece-gündüz ve erkek-dişi, farklılığın ve çift kutupluluğun Allah’ın yasası olduğuna delâlet eder. İyi-kötü, ödül-ceza, cennet-cehennem de varlığın tâbi olduğu bu yasanın iradeli eylemler alanındaki bir uzantısından başka bir şey değildir. Zaten devamındaki âyetler de bu gerçeği dile getirir.— M.İslamoğlu
92:4
5
فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ ٥
Fe emmâ men a’tâ vettekâ.
Sözgelimi;[⁵⁷⁶²] kim sorumlu davranır ve (Allah yolunda) verirse;[⁵⁷⁶³] [5762] “Ayrıntı ve açıklama” vurgusu taşıyan feemmânın bu bağlamdaki en uygun karşılığı. [5763] Buradaki ittika, 8. âyetteki istiğnânın mukabilidir. Çevirimizin gerekçesi budur.— M.İslamoğlu
92:5
6
وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ ٦
Ve saddeka bil husnâ.
üstelik en güzel olanı da tasdik ederse;[⁵⁷⁶⁴] [5764] “En güzel”, tüm klasik tefsirlerde “tevhid kelimesi” olan lâ ilâhe illallah olarak yorumlanmıştır. Bizce “En güzel” (Husnâ) ile Allah da kastediliyor olabilir. Zira Kur’an husnâ kelimesini 4 yerde el-Esmau’l-Husnâ terkibi içerisinde Allah’a isnatla kullanır. İsimleri “en güzel” (husnâ) olanın kendisi de “en güzel”dir. Öte yandan tasadduk, bir güzelin bir güzelliği En Güzel adına başka güzellerle paylaşmasıdır. Husn, maddî olarak kubhun, mânevî olarak sûun mukabilidir. Burada ikincisidir. Güzelliğin son noktasını ifade eder. Husn hem “a’yan” hem “ahdas” hakkında kullanılır. Hasene vasıf olursa bir öncekiyle aynıdır, isim olursa sadece ahdas hakkında kullanılır. Husnâ ise sadece ahdas hakkında kullanılır (Râğıb). Husn Kur’an’da maddî güzellik için değil, aklî, kalbî ve şer’î güzellikler için kullanılır (et-Tefsîru’l-Beyânî).— M.İslamoğlu
92:6
7
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ ٧
Fe senuyessiruhu lil yusrâ.
işte ona, rahatlık ve mutluluğun zirvesine götüren yolu kolaylaştırırız.[⁵⁷⁶⁵] [5765] Medine’de yaşanmış örnek bir infak olayı tefsir kaynaklarımızda bu pasajla ilintilendirilerek anlatılır (Bkz: 57:10, not 12).— M.İslamoğlu
92:7
8
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ ٨
Ve emmâ men bahıle vestagnâ.
Sözgelimi; kim de cimrilik yapar ve kendi kendine yettiğini zanneder,— M.İslamoğlu
92:8
9
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ ٩
Ve kezzebe bil husnâ.
en güzel olanı da yalanlarsa;— M.İslamoğlu
92:9
10
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ ٠١
Fe senuyessiruhu lil usrâ.
işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;[⁵⁷⁶⁶] [5766] Kötüye cehennemin kolaylaştırılması, tercihinin onda artık yerleşik bir meleke haline gelmesiyle açıklanabilir. Çünkü onun iç dünyası tercihine alışmış, hatta tercihinin tiryakisi olmuştur. Bu da ona cehennemin kolaylaştırılmasıdır. Bir mastar formu olarak yusrâ kolaylığın zirvesini, ‘usrâ ise zorluğun dibini ifade eder.— M.İslamoğlu
92:10
11
وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُـهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ ١١
Ve mâ yugnî anhu mâluhû izâ tereddâ.
öyle ki, o baş aşağı (cehenneme) yuvarlanıp helâk olacağı zaman, (Allah için paylaşmadığı) malı kendisini asla kurtaramaz.[⁵⁷⁶⁷] [5767] Veya mâya soru mânası vererek: “malı kendisini kurtarır mı?”— M.İslamoğlu
92:11
12
اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ ٢١
İnne aleynâ lel hudâ.
ELBET doğru yolu göstermek sadece Bizim işimizdir;— M.İslamoğlu
92:12
13
وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى ٣١
Ve inne lenâ lel âhırete vel ûlâ.
ama gerçekte işin önü de sonu da Bizim mülkiyetimizdedir.[⁵⁷⁶⁸] [5768] Burada âhiretin dünyadan önce gelmesi, insana öncelik sırasını öğretmek içindir.— M.İslamoğlu
92:13
14
فَاَنْذَرْتُكُمْ نَاراً تَلَظّٰىۚ ٤١
Fe enzertukum nâren telezzâ.
İşte Ben sizi, alevler saçan bir ateşe karşı uyarmış bulunuyorum:— M.İslamoğlu
92:14
15
لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ ٥١
Lâ yaslâhâ illel eşkâ.
oraya sadece sorumsuzluğun zirvesinde olan[⁵⁷⁶⁹] bir azgın girer;[⁵⁷⁷⁰] [5769] Bu eşkâ (en sorumsuz), 17. âyetteki etkânın (en sorumlu) karşıtıdır. [5770] Görgü tanığı İmam Malik anlatıyor: Ömer b. Abdülaziz’in arkasında akşam namazı kılıyorduk. Velleyli iza yağşa sûresini okudu. “Oraya sadece sorumsuzluğun zirvesinde olan bir azgın girer” âyetine gelince ağlamaya başladı. Ağlamadan dolayı âyeti bir türlü tamamlayamadı. Sonunda sûreyi okumayı bırakarak başka bir sûre okudu” (Kurtubî).— M.İslamoğlu
92:15
16
اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ٦١
Ellezî kezzebe ve tevellâ.
o ki, (vahyi) yalanladı[⁵⁷⁷¹] ve (gerçeğe) sırt döndü. [5771] Kur’an’da tekzib daima tasdikin karşıtı olarak dinî anlamda kullanılır.— M.İslamoğlu
92:16
17
وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ ٧١
Ve seyucennebuhel etkâ.
Ama yüce ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket eden kimse, o (ateşten) uzak tutulacak;— M.İslamoğlu
92:17
18
اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ ٨١
Ellezî yu’tî mâ lehu yetezekkâ.
o ki, malını gönülden verir ve arınıp gelişir;[⁵⁷⁷²] [5772] Yani Allah katında arınmak ve manen gelişmek için verir, riya ve gösteriş için değil. el-İtâ’, el-i‘tâdan farklı olarak “kolaylıkla vermeyi” ifade eder. “Gönülden” karşılığının gerekçesi budur.— M.İslamoğlu
92:18
19
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ ٩١
Ve mâ li ehadin indehu min ni'metin tuczâ.
Onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir;— M.İslamoğlu
92:19
20
اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ ٠٢
İllebtigâe vechi rabbihil a’lâ.
sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanma iştiyakı iledir.[⁵⁷⁷³] [5773] Aynı edebi telkin eden âyetler için bkz: 76:8-9.— M.İslamoğlu
92:20
21
وَلَسَوْفَ يَرْضٰى ١٢
Ve le sevfe yerdâ.
İşte böyle biri, kesinlikle, zamanı gelince (gördüğü karşılıktan) fazlasıyla memnun olacaktır.— M.İslamoğlu
92:21
Leyl
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle