Gaşiye 26 Ayet Mekke · الغاشية
88

Gaşiye

Kuşatan · Mekke
88
Kuşatan · Mekke
الغاشية
26
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ ١
Hel etâke hadîsul gâşiyeh(gâşiyeti).
KASVET gibi sarıp sarmalayan olayın haberi sana ulaştı mı?[⁵⁶⁹⁴] [5694] Bu tarz bir sorunun mukadder cevabı: “Kesinlikle ulaştı”dır. Ğâşiye kıyamete isim olmuştur. Zira sıfatlara giydirilen dişil form, onu isme dönüştürmek içindir.— M.İslamoğlu
88:1
2
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ ٢
Vucûhun yevmeizin hâşiah(hâşiatun).
Bazıları[⁵⁶⁹⁵] vardır o gün; zillet içinde yıkılmıştır;[⁵⁶⁹⁶] [5695] Lafzen: “Bazı yüzler”. Yüz, sahibinden kinayedir (Krş: 55:27). Delili 6. âyetteki “onlar için” ibaresidir. [5696] Huşû‘ kalp fiillerindendir. Fussılet 39’da mecazen yeryüzü için kullanılmış olsa da, genellikle insan için kullanılır. Zira huşû‘ bilgi ve bilinçten kaynaklanır. Mesela Allah’ın büyüklüğü hakkında insanın bilgisi arttıkça huşû‘u da artar. Mü’minlere dünyada nisbet edilir, kâfirlere ve münafıklara âhirette. Burada olduğu gibi, Allah’tan dünyada huşû‘ duymadılarsa âhirette mecburen duyacaklar (Krş: 79:9). Fakat dünyada duyulan huşû‘ sahibi için izzet ve şeref, âhirette duyulan huşû‘ sahibi için zillet ve meskenet olacaktır.— M.İslamoğlu
88:2
3
عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ ٣
Âmiletun nâsıbeh(nâsıbetun).
işi bitmiş, eli kolu dökülmüştür;— M.İslamoğlu
88:3
4
تَصْلٰى نَاراً حَامِيَةًۙ ٤
Teslâ nâren hâmiyeh(hâmiyeten).
tarifi imkânsız kızgın bir ateşi boylarlar,— M.İslamoğlu
88:4
5
تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ ٥
Tuskâ min aynin âniyeh(âniyetin).
zehir gibi bir (umutsuzluğun) pınarından sulanırlar;— M.İslamoğlu
88:5
6
لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ ٦
Leyse lehum taâmun illâ min darî’(darîın).
onlara hiçbir yiyecek yoktur, ancak onursuzların yiyeceği vardır;[⁵⁶⁹⁷] [5697] Darî kelimesine verdiğimiz bu mâna, sözcüğün “onursuz, rezil, zayıf, zelil” gibi kök anlamına dayanmaktadır (Mekâyîs). Zımnen: Dünyada Allah’a karşı takındıkları küstahça kibir orada zillet ve onursuzluk olarak karşılığını bulacaktır. Darî‘ konusunda tefsirlerde yer alan yorumlar mesnetsizdir. Zira âyette geçen Darî‘ nekira gelmiştir. Bu formun metne kattığı yananlam şudur: Bu sizin bildiğiniz, gördüğünüz, duyduğunuz bir yiyecek değildir, tarifi imkânsızdır (Kök anlamıyla ilgili bir not için bkz: 7:55). Şu bir hakikattir ki, ğaybî hakikatler bu dünyada gördüğümüz nesneler üzerinden tarif ediliyor. Böylece ğaybi mânalar aklımıza nüzul etmiş oluyor.— M.İslamoğlu
88:6
7
لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ٧
Lâ yusminu ve lâ yugnî min cû’(cûın).
ama ne besleyicidir ne doyurucudur.— M.İslamoğlu
88:7
8
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ ٨
Vucûhun yevmeizin nâımeh(nâımetun).
Bazıları da vardır o gün; nimete gark olmuştur;— M.İslamoğlu
88:8
9
لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ ٩
Li sa’yihâ râdiyeh(râdiyetun).
sonuçta gayretinin meyvesinden hoşnut ve razı olmuştur;— M.İslamoğlu
88:9
10
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ ٠١
Fî cennetin âliyeh(âliyetun).
kendini tarifsiz bir Cennet’te, yüce bir makamda bulmuştur.— M.İslamoğlu
88:10
11
لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ ١١
Lâ tesmeu fîhâ lâgıyeh(lâgıyeten).
Orada boş bir lakırdı işitmeyecek,[⁵⁶⁹⁸] [5698] Cenneti anlamdan ve amaçtan yoksun tasavvur edenleri red. Krş: “Elbet cennet ehli o gün, keyif veren bir meşguliyet içinde olacak” (36:55).— M.İslamoğlu
88:11
12
ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ ٢١
Fîhâ aynun câriyeh(câriyetun).
orada tarifsiz bir (mutluluk) pınarı hep çağıldayacak,[⁵⁶⁹⁹] [5699] Cennet’teki her ödül dünyadaki bir amele mukabildir. Dolayısıyla bu nimetler de mü’minin dünyada Allah korkusuyla döktüğü göz yaşlarının, sevdanın kesilmeyen çeşmesi olan gönlünün, iyilik pınarı olan elleriyle yaptıklarının ödülü olacaktır.— M.İslamoğlu
88:12
13
ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ ٣١
Fîhâ sururun merfûah(merfûatun).
orada sevinç ve huzur kaynağı yüce makamlar bulunacak;— M.İslamoğlu
88:13
14
وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ ٤١
Ve ekvabun mevdûah(mevdûatun).
her an içime hazır dolu dolu tarifsiz kupalar,— M.İslamoğlu
88:14
15
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ ٥١
Ve nemârıku masfûfeh(masfûfetun).
yan yana dizilmiş minderler— M.İslamoğlu
88:15
16
وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ ٦١
Ve zerâbiyyu mebsûseh(mebsûsetun).
ve serilmiş halılar…— M.İslamoğlu
88:16
17
اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠ ٧١
E fe lâ yanzurûne ilel ibili keyfe hulikat.
PEKİ, (yeniden dirilişi inkâr edenler) yağmur yüklü bulutlara[⁵⁷⁰⁰] bakmazlar mı nasıl yaratılmış? [5700] Veya lafzî mânasıyla: “deveye”. Tercihimiz tekili olmayan ibil kelimesinin mecazî anlamıdır (Lisân ve Müfredât).— M.İslamoğlu
88:17
18
وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠ ٨١
Ve iles semâi keyfe rufiat.
Ve gök kubbeye (bakmazlar mı), nasıl yükseltilmiş?— M.İslamoğlu
88:18
19
وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠ ٩١
Ve ilel cibâli keyfe nusıbet.
Ve dağlara (bakmazlar mı), nasıl dikilmiş?— M.İslamoğlu
88:19
20
وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠ ٠٢
Ve ilel ardı keyfe sutıhat.
Ve yeryüzüne (bakmazlar mı), nasıl yayılmış?— M.İslamoğlu
88:20
21
فَذَكِّرْ اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ ١٢
Fezekkir innemâ ente muzekkir(muzekkirun).
İmdi sen (ey Nebî) hatırlat! Çünkü sen sadece bir hatırlatıcısın;— M.İslamoğlu
88:21
22
لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ ٢٢
Leste aleyhim bi musaytır(musaytırın).
onlara inanç dayatan bir zorba değilsin![⁵⁷⁰¹] [5701] Bu âyetler, yıllar sonra inecek olan “Zorlama dinde yoktur” (2:256) âyetiyle de teyit edilecektir. Dolayısıyla bu âyetlerin neshedilerek hükmünün yürürlükten kaldırıldığı yorumu isabetsizdir.— M.İslamoğlu
88:22
23
اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ ٣٢
İllâ men tevellâ ve kefer(kefere).
İlla ki yüz çeviren ve inkâr eden olacaktır:— M.İslamoğlu
88:23
24
فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ ٤٢
Fe yuazzibuhullâhul azâbel ekber(ekbere).
Allah onu, en büyük azap ile azaplandıracaktır.[⁵⁷⁰²] [5702] Bu ibarenin zımnî karşılığı şudur: ‘Allah onu öyle mahrum edecektir ki, o en büyük mahrumiyet olacaktır (Bkz: 68:33, not 29 ve 85:10, not 11).— M.İslamoğlu
88:24
25
اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ ٥٢
İnne ileynâ iyâbehum.
Bakın: Bizedir onların nihâî dönüşü.[⁵⁷⁰³] [5703] Bu kalıpla sadece burada gelen el-iyâb, anlamı daha genel olan er-rucû‘ ile karşılanamaz. Varış makamı Allah olan “nihâî dönüşü” ifade eder (Krş: el-İ‘câz, s. 469-472).— M.İslamoğlu
88:25
26
ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ ٦٢
Summe inne aleynâ hisâbehum.
Yine bakın: Bize düşer onları hesaba çekmek.— M.İslamoğlu
88:26
Gaşiye
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle