Kıyame 40 Ayet Mekke · القيامة
75

Kıyame

Diriliş · Mekke
75
Diriliş · Mekke
القيامة
40
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ ١
Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeh(kıyâmeti).
Ötesi yok, Kıyamet Günü’ne Ben yemin ediyorum![⁵⁴⁴²] [5442] Lâ-uksimu ile ilgili bir not ve çevirimizin gerekçesi için bkz: 90:1.— M.İslamoğlu
75:1
2
وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ ٢
Ve lâ uksimu bin nefsil levvâmeh(levvâmeti).
Yine ötesi yok, kendini kınayan nefse Ben yemin ediyorum![⁵⁴⁴³] [5443] “Kendini kınayan nefis”, birinci âyetin açık delâletiyle kıyamette kaybeden insandır. 10-19. âyetler kınayan nefsin kimliğinin açılımıdır. Bu nefsi “henüz yaşayan bir”ine hamletmek ve hele de “iyi” olarak niteleyip olumlu olduğunu söylemek bağlama tamamen aykırıdır.— M.İslamoğlu
75:2
3
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ ٣
E yahsebul insânu ellen necmea ızâ meh(mehu).
İnsanoğlu kendisini (yeniden diriltip) kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?— M.İslamoğlu
75:3
4
بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ ٤
Belâ kâdirîne alâ en nusevviye benâ neh(nehu).
Bilakis onu parmak uçlarına kadar yeniden diriltmeye kadiriz.[⁵⁴⁴⁴] [5444] Terkibin en basit unsuru hatırlatılıyor. Zira terkibin en basit unsurunu inkâr eden, mürekkep unsurlarını haydi haydi inkâr eder. “Parmak uçları” ile hem insan eylemlerinin tutamak noktaları hem de parmak izi kastediliyor olabilir. Yaradan yarattıklarına imzasını atmıştır. Parmak uçları, yaratılmışların değerlisi olan insana atılan imza mahallidir. İkinci âyette Allah’ın şahitlik çağrısına icâbet eden Efendimiz, şehadet kelimesi okurken parmağını kaldırmıştır. Bu, şehadete “ben” diye başlayan insanın “ben idrakinin” sembolik ifadesidir. Parmaklar her beşerî şaheserin arkasında yatan ilâhî şaheseri gösterirler. Çünkü sanatkârlar şaheserlerini parmaklarıyla verirler.— M.İslamoğlu
75:4
5
بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ ٥
Bel yurîdul insânu li yefcure emâmeh(emâmehu).
Ne var ki genellikle (inkârcı) insan, önündeki (hakikati)[⁵⁴⁴⁵] yalanlamaya bayılır;[⁵⁴⁴⁶] [5445] “Önündeki” anlamına gelen emâmeh 1) “Günler, aylar, mevsimler ve yılların haber verdiği gözünün önündeki yeniden diriliş hakikatini”; 2) “Önünde duran istikbalini”; 3) “Fıtratına nakşedilmiş olanı”; 4) “Vaktiyle önüne konulmuş hakikati” anlamlarını içerir. [5446] Teksir için olan lâm çeviriye “genellikle” olarak yansımıştır.— M.İslamoğlu
75:5
6
يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ ٦
Yes’elu eyyâne yevmul kıyâmeh(kıyâmeti).
o şöyle sorar: “Şu kıyamet dediğiniz şey ne zaman kopacak?”[⁵⁴⁴⁷] [5447] Aslı en âne olan eyyâne uzaklığı îmâ eder.— M.İslamoğlu
75:6
7
فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ ٧
Fe izâ berikal basar(basaru).
Bakın: o zaman gözler şimşek şimşek çakacak;— M.İslamoğlu
75:7
8
وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ ٨
Ve hasefel kamer(kameru).
ve Ay sönüp gidecek;[⁵⁴⁴⁸] [5448] Zımnen: “Ay’ın ışığı sönecek” veya “Ay’ın kendisi sönecek” veya “Ay batıp yok olacak”.— M.İslamoğlu
75:8
9
وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ ٩
Ve cumiaş şemsu vel kamer(kameru).
çünkü güneş ve Ay birleştirilecek;[⁵⁴⁴⁹] [5449] Veya: “Toplanacak”. Krş: “Başlangıçta o ikisi bir idi; ama Biz onu ayırdık” (21:30 ve ayrıca 21:104). Bu âyetteki “o ikisi” ile gök ve yer kastedilmiş olsa da, Ay’ın yere tâbi olduğu unutulmamalıdır.— M.İslamoğlu
75:9
10
يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ ٠١
Yekûlul insânu yevme izin eynel meferr(meferru).
insan o gün şöyle diyecek: “Nereye kaçmalı?”— M.İslamoğlu
75:10
11
كَلَّا لَا وَزَرَۚ ١١
Kellâ lâ vezer(vezere).
Yoo! Hiçbir sığınak yok!— M.İslamoğlu
75:11
12
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ ٢١
İlâ rabbike yevme izinil mustekar(mustekarru).
O gün, yolların sonu Rabbinin katına çıkacak;— M.İslamoğlu
75:12
13
يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ ٣١
Yunebbeul insânu yevme izin bimâ kaddeme ve ahhar(ahhâre).
o gün insanoğluna önceledikleri ve erteledikleri bir bir haber verilecek;[⁵⁴⁵⁰] [5450] Ya da: “Yaptıkları veya yapması gerekip de yapmadıkları..”— M.İslamoğlu
75:13
14
بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ ٤١
Belil insânu alâ nefsihî basîreth(basîretun).
bilakis insan kendi benliğine şahit olacak;[⁵⁴⁵¹] [5451] Veya basiret’i ikinci mübteda sayarak “basiretli insan kendi nefsine hâkim olandır” veya mahzuf bir mevsufun sıfatı (huccetun basiretun) sayarak “insan kendisini gözetlediğine dair bir belgeye sahiptir.” Bu ikisi de ilâve bir takdire dayalı mâna olduğu için tercihe şayan bulmadık.— M.İslamoğlu
75:14
15
وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ ٥١
Ve lev elkâ meâzîreh(meâzîrehu).
türlü mazeretler ortaya koymuş olsa bile…[⁵⁴⁵²] [5452] İnsan hakikati diliyle yalanlasa ve bu inkârına tumturaklı mazeretler getirse de (Msl: “Eğer Allah isteseydi, ne biz ne de atalarımız asla şirk koşmazdık” 6:148 gibi) vicdanında itiraf edeceğine dair bir ifade.— M.İslamoğlu
75:15
16
لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ ٦١
Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.
O sebeple aceleyle dilini oynatıp durma:— M.İslamoğlu
75:16
17
اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ ٧١
İnne aleynâ cem’ahu ve kur’ânehu.
Şüphesiz onun toplanması da, okunuşu da bize düşer;[⁵⁴⁵³] [5453] Buradaki kurâneh isim değil mastardır ve “okunuş” anlamına gelir bkz: 10:15, not 26.— M.İslamoğlu
75:17
18
فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ ٨١
Fe izâ kara’nâhu fettebi’kur’ânehu.
artık Biz onu okuduğumuzda sen sadece onun okunuşunu izle;— M.İslamoğlu
75:18
19
ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ ٩١
Summe inne aleynâ beyânehu.
sonra elbet onu beyan etmek de yine Bize düşer.[⁵⁴⁵⁴] [5454] Bu âyetler iki şekilde okunabilir: 1) Sadece Ebu Bekir el-Kaffâl’den (ö. 507/1133) nakledilen bağlam içi okuma: Bu durumda muhatap öncesi ve sonrasında hitap edilen ve yaptıkları kendisine bir bir haber verilecek olan (13. âyet) ve kötü amellerine mazeret uyduran “insan”dır. Açılımı şöyle olur: “Ağzını açma, sicilindeki günahlardan dolayı aceleye getirilmiş geçersiz bahaneler bulmak için boşuna zahmet çekme: Amellerini toplamak da onu aktarmak da bize düşer; sen sadece sana okuduğumuz/gösterdiğimiz sicilini izle! Sonra o sicilde kayıt altına alınan eylemlerini belgelendirmek de bize düşer.” Bu okuma bağlamla birebir uyumludur. Pasajın öncesi (11-15) ve sonrası (20-40) ile bir bütünlük arzeder. Aynı zamanda “Biz vahye aracı kılacağız ve sen asla unutmayacaksın” (87:6) âyetiyle de teyit edilmiştir. 2) Çoğunluğun bağlamdan kopuk okuması: İbn Abbas’tan Said b. Cübeyr yoluyla gelen rivayet bu durumu şöyle açıklar: “Kur’an nâzil olurken Nebi onu hıfzetmek için aceleyle dilini oynatırdı. Bunun üzerine Allah bu âyetleri indirdi” (Tirmizî). Bu yaygın okuma, vahyin Allah Rasûlü’nün kişiliğinden bağımsız tabiatına delâlet eder. Vahiy indiği kimseden bağımsız, hatta onu doğrudan şekillendiren bir öznedir. Fakat bu ikinci okuma bağlamdan kopuktur.— M.İslamoğlu
75:19
20
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ ٠٢
Kellâ bel tuhıbbûnel âcileh(âcilete).
Yoo! Bilakis siz hemen şimdi ve burada olanı seviyor— M.İslamoğlu
75:20
21
وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ ١٢
Ve tezerûnel âhıreh(âhirete).
ve öteki dünyayı göz ardı ediyorsunuz.— M.İslamoğlu
75:21
22
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ ٢٢
Vucûhun yevme izin nâdıreh(nâdıretun).
O gün bazı yüzler mutluluktan ışıl ışıl, ap aktır;— M.İslamoğlu
75:22
23
اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ ٣٢
İlâ rabbihâ nâzıreh(nâziretun).
Rablerine tarifsiz bir biçimde nazar edecek.[⁵⁴⁵⁵] [5455] Bu âyetler, Allah’ın âhirette görülmesi tartışmalarında delil olarak kullanılmıştır. Kanaatimizce bu âyetlerin bu konuyla bir alakası yoktur. Pasajın konusu ilâhî ödül ve cezanın insan üzerindeki yansımalarıdır. Kazandığını görenin, yüzü ak ve gözü aydın olur. Kaybettiğini görenin, yüzü kara ve gözü kaymıştır. (Son Saat ve kıyametle ilgili âyetlerin sayım-döküm için bkz: 84. sûrenin girişi.)— M.İslamoğlu
75:23
24
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ ٤٢
Ve vucûhun yevme izin bâsireth(bâsiretun).
O gün bazı yüzler asık ve kapkaradır;[⁵⁴⁵⁶] [5456] Basîraha İbn Fâris’in gösterdiği iki asıl mânanın çağrışımlarıyla (Mekâyîs).— M.İslamoğlu
75:24
25
تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ ٥٢
Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkıreh(fâkıretun).
başlarına dehşet bir felaketin geldiğine iyice kâni olacaklar.— M.İslamoğlu
75:25
26
كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ ٦٢
Kellâ izâ belegatit terâkıy(terâkıye).
EVET, can boğaza gelip dayandığı zaman— M.İslamoğlu
75:26
27
وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ ٧٢
Ve kîle men râk(râkın).
bir çığlık koparılacak: “Kim…şifacı?”— M.İslamoğlu
75:27
28
وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ ٨٢
Ve zanne ennehul firâk(firâku).
Artık ayrılık vaktinin gelip çattığına aklı iyice yatmıştır;— M.İslamoğlu
75:28
29
وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ ٩٢
Velteffetis sâku bis sâk(sâkı).
ayaklar birbirine dolaşmıştır:— M.İslamoğlu
75:29
30
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ‌۟ ٠٣
İlâ rabbike yevme izinil mesâk(mesâku).
o gün sürüklenip götürülüş Rabbine doğrudur.— M.İslamoğlu
75:30
Yükleniyor...
Kıyame
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle