İnşikak 25 Ayet 30. Cüz الإنشقاق
84

İnşikak

— Yarılma
25 Ayet 30. Cüz
الإنشقاق
84
İnşikak
25 Ayet
الإنشقاق
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ ١
İzes semâunşakkat.
Gök yarıldığı zaman,¹ 1 Aynı ifâde için Bk. (Rahman: 37)— M. Türk
84:1
2
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ ٢
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,¹ 1 Aynı âyet için Bk. (İnşikâk: 5)— M. Türk
84:2
3
وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ ٣
Ve izel ardu muddet.
Yeryüzü dümdüz edildiği zaman,— M. Türk
84:3
4
وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ ٤
Ve elkat mâ fîhâ ve tehallet.
4,5. İçindekileri dışarıya atıp,¹ tamamen boşalarak Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,² (var ya!) 1 Yani; “ölüleri kabirlerinden fırlattığı, içerisindeki ağırlıklarını dışarıya attığı…” demektir. 2 Aynı âyet için Bk. (İnşikâk: 2)— M. Türk
84:4
5
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ ٥
Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.
4,5. İçindekileri dışarıya atıp,¹ tamamen boşalarak Rabbinin emrini dinleyip, kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,² (var ya!) 1 Yani; “ölüleri kabirlerinden fırlattığı, içerisindeki ağırlıklarını dışarıya attığı…” demektir. 2 Aynı âyet için Bk. (İnşikâk: 2)— M. Türk
84:5
6
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحاً فَمُلَاق۪يهِۚ ٦
Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).
“-Ey insan! (Unutma ki) sen, Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacaksın. Sonunda da mutlaka Ona kavuşacaksın.-”¹ 1 Yani: Ey insan! Sen dünyada, rahat yüzü görmeyeceksin. Rahat ancak âhirettedir. Öyleyse kendine, Allah’ın sana verdiği bu özelliklere yakışacak yaşayış biçimini ve Onun huzuruna çıktığında seni rahata kavuşturacak yolu seç. Bu âyet, öncesi ve sonrası arasında bir cümle-i mu’tarıza durumundadır.— M. Türk
84:6
7
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ ٧
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînih(yemînihî).
(O gün,) kitabı sağ eline verilenler,— M. Türk
84:7
8
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَاباً يَس۪يراًۙ ٨
Fe sevfe yuhâsebu hısâben yesîrâ(yesîren).
Hesabını kolayca verecek,¹ 1 Âyetin tercümesi: “kolay bir hesaba tabi tutulacak.” şeklinde de olabilir. Hz. Aişe’den: Peygamber (s.a.v): “kıyamet günü hesaba çekilen kimse, helâk olur.” buyurdu. Ben de; Ey Allah’ın Rasûlü! Allah, “(O gün) kitabı sağ eline verilenler, hesabını kolayca verecek.” buyurmuyor mu? Dedim. O da: “o hesaba çekilme değil, sadece bir arzdır. Eğer bir kimse inceden inceye hesaba çekilecek olursa, helâk olur.” buyurdu. (Buharî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvud)— M. Türk
84:8
9
وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُوراًۜ ٩
Ve yenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ(mesrûren).
Ve ailesine sevinçli bir şekilde dönecek.¹ 1 O gün, sadece Allah’ın huzuruna çıkmaya yüzü olmayanlar birbirinden kaçacak, Allah’ın has kulları sevinç ve huzur içerisinde olacaklardır. Bk. (Hakka: 19-20, Abese: 34-36)— M. Türk
84:9
10
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ ٠١
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu verâe zahrih(zahrihî).
(O gün) kitabı arkasından verilenler ise,— M. Türk
84:10
11
فَسَوْفَ يَدْعُوا ثُبُوراًۙ ١١
Fe sevfe yed’û subûrâ(subûren).
Derhal, yok olmayı isteyecek,— M. Türk
84:11
12
وَيَصْلٰى سَع۪يراًۜ ٢١
Ve yaslâ saîrâ(saîren).
Ve ardında da cehenneme girecek.— M. Türk
84:12
13
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً ٣١
İnnehu kâne fî ehlihî mesrûrâ(mesrûren).
Çünkü o (bir zamanlar) ailesi içerisinde keyif çatıyordu.— M. Türk
84:13
14
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ ٤١
İnnehu zanne en len yahûr(yahûra).
(Ve) o, rahatının asla bozulmayacağını zannediyordu.— M. Türk
84:14
15
بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يراًۜ ٥١
Belâ, inne rabbehu kâne bihî basîrâ(basîren).
Ama tam tersine Rabbi, onun (ne yaptığını) görüp duruyordu.— M. Türk
84:15
16
فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ ٦١
Fe lâ uksimu biş şefak(şefakı).
16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına,¹ geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki; 1 Şafak: Akam güneş battıktan sonra ufukta görünen kırmızılığın ismidir ki aslı “tül gibi incelik” manasınadır. Kalbin inceliği manasına gelen “şefkat” de incelik manasınadır. Türkçede şafak, fecir, yani sabahleyin tan ağarması manasına kullanılmış ise de bu, amiyane bir tabirdir. Arapça ve şer’î ıstılahta şafak, “fecre mukabil olarak gurub vaktinden sonraki kırmızılıktır” ki akşam namazı vaktidir.— M. Türk
84:16
17
وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ ٧١
Vel leyli ve mâ vesak(vesaka).
16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına,¹ geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki; 1 Şafak: Akam güneş battıktan sonra ufukta görünen kırmızılığın ismidir ki aslı “tül gibi incelik” manasınadır. Kalbin inceliği manasına gelen “şefkat” de incelik manasınadır. Türkçede şafak, fecir, yani sabahleyin tan ağarması manasına kullanılmış ise de bu, amiyane bir tabirdir. Arapça ve şer’î ıstılahta şafak, “fecre mukabil olarak gurub vaktinden sonraki kırmızılıktır” ki akşam namazı vaktidir.— M. Türk
84:17
18
وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ ٨١
Vel kameri izet tesak(tesaka).
16,17,18. Hayır! (Başka söze lüzum yok!) Akşamın alaca karanlığına,¹ geceye ve içerisinde barındırdığı şeylere ve dolunay haline gelen aya yemin olsun ki; 1 Şafak: Akam güneş battıktan sonra ufukta görünen kırmızılığın ismidir ki aslı “tül gibi incelik” manasınadır. Kalbin inceliği manasına gelen “şefkat” de incelik manasınadır. Türkçede şafak, fecir, yani sabahleyin tan ağarması manasına kullanılmış ise de bu, amiyane bir tabirdir. Arapça ve şer’î ıstılahta şafak, “fecre mukabil olarak gurub vaktinden sonraki kırmızılıktır” ki akşam namazı vaktidir.— M. Türk
84:18
19
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقاً عَنْ طَبَقٍۜ ٩١
Le terkebunne tabakan an tabakın.
Elbette siz, halden hale¹ geçeceksiniz. 1 Yani siz, hep aynı halde kalmayacaksınız. Gençlik, yaşlılık, ölümden sonra diriliş, mahşerde cezâ ve mükâfat aşamasına geleceksiniz.— M. Türk
84:19
20
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ ٠٢
Fe mâ lehum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Bu böyleyken; o (kâfirlere) ne oluyor da inanmıyorlar?— M. Türk
84:20
21
Secde
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩ ١٢
Ve izâ kurıe aleyhimul kur’ânu lâ yescudûn(yescudûne). (SECDE ÂYETİ)
Ve kendilerine Kur’ân okunduğu zaman (niçin) secde etmiyorlar?¹ 1 Yani, onun emir ve yasaklarına boyun eğmiyorlar ve secde etmeleri gerekirken, secde etmiyorlar? Bu âyetteki secde; Hanefilere göre vacip, Şafii’lere göre sünnettir.— M. Türk
84:21
22
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ ٢٢
Belillezîne keferû yukezzibûn(yukezzibûne).
Tam tersine o kâfirler bir de (onu) yalanlıyorlar.— M. Türk
84:22
23
وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ ٣٢
Vallâhu a’lemu bimâ yûûn(yûûne).
Oysa Allah onların gönüllerinde sakladıklarını¹ çok iyi biliyor. 1 Yani; gönüllerinde ne gibi fikirler, bozuk inançlar beslediklerini, tasdik etmeleri gerekirken neden yalanladıklarını, bununla neler kazanmak, kaplarına neler doldurmak, defterlerine neler yazdırmak istediklerini Allah tamamıyla biliyor. (Elmalılı)— M. Türk
84:23
24
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ ٤٢
Fe beşşirhum bi azâbin elîm(elîmin).
(Ey Muhammed!) Artık sen onları acı bir azapla müjdele (de sevinsinler!)— M. Türk
84:24
25
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ ٥٢
İllellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum ecrun gayru memnûn(memnûnin).
Şüphesiz (Allah’ın istediği gibi) îman edip (inandığı) iyi işleri yaşayanlar, bunun dışındadır ve onlara hesapsız bir mükâfat vardır. ¹ 1 Aynı âyet için Bk. (Fussilet: 8, Tin: 6)— M. Türk
84:25
İnşikak
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle