سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْماً بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِراًۖ وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَداً۟ ٢٢
Se yekûlûne selâsetun râbiuhum kelbuhum, ve yekûlûne hamsetun sâdisuhum kelbuhum recmen bil gayb(gaybi), ve yekûlûne seb'atun ve sâminuhum kelbuhum, kul rabbî a'lemu bi ıddetihim mâ ya'lemuhum illâ kalîl(kalîlun), fe lâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhirâ(zâhiren), ve lâ testefti fîhim minhum ehâdâ(ehâden).
(İnsanlardan pek çoğu, onlar hakkında) ğayba taş atarak:¹ “(Onlar) üç (kişi) idiler, dördüncüleri köpekleri idi.” diyecekler. Bazıları da: “Beş (kişi) idiler, altıncıları köpekleri idi.” diyecekler. (Hatta) bazıları da: “(Onlar) yedi kişi idiler, sekizincileri köpekleri idi.” diyecekler. (Sen de): “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir.”² de. Onların sayısını hakkıyla bilen çok azdır, öyleyse onlar hakkında (Kur’an’da) açıkça anlatılanların dışında tartışma ve bunlar hakkında onlardan kimseye de bir şey sorma.
1 “Ğayba taş atmak” demek, sanki gerçekmiş gibi ğaybden haber vermek, yalan söylemek veya kerameti kendilerinden menkul zevatın uydurmalarını söylemek, demektir. 2 Onların sayılarının bilinmesi çok önemli değildir ve bunu doğru bilenler de çok azdır. Buna göre Ashâb-ı Kehf kıssasını yalnız Kur’an’ın açıkladığı gibi okumalı, şunun bunun lafına bakmamalıdır. Ama ne yazık ki Müslümanların pek çoğu, bu âyetlerden haberi olmadığı veya bu âyetleri birilerinin yorumlarıyla anlamak zorunda oldukları için olsa gerek, hâlâ bu tartışmaları sürdürmektedirler. Bu kıssa bilhassa şia ve sûfî ekollerince o kadar çok istismar edilmiştir ki; insan, bu kıssayı Kur’an-ı Kerim’den okuduğu zaman farklı bir olaydan bahsediliyor kanaatine varmaktadır.— M. Türk