1
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَث۪يراً وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يباً ١
Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekumullezî halakakum min nefsin vâhidetin ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ ricâlen kesîran ve nisââ(nisâen), vettekûllâhellezî tesâelûne bihî vel erhâm(erhâme). İnnallâhe kâne aleykum rakîbâ(rakîben).
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten¹ yaratan ve onun eşini de kendi cinsinden² yaratıp ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar meydana getiren Rabbinize karşı, (hata etmekten) sakının. Ve birbirinizden dilekte bulunurken, adına yemin verdiğiniz Allah’tan ve akrabalık³ (bağlarını koparmak)tan da sakının. Şüphesiz Allah, sizi (her an) görüp gözetendir.
1 Yani bu nefis, Âdem (a.s) olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Fakat ayetin devamından bu nefsin Âdem (a.s) olduğu daha belirgindir. Abduh ve Muhammed Esed gibi mutlaka farklı bir şey söyleme alışkanlığında olan bazıları “nefis” kelimesini “insanlık” veya “canlı” anlamında anlamaya çalışmışlarsa da bu izahları Âdem (a.s)’ın yaratılışıyla ilgili âyetlerle örtüşmemiştir. 2 (مِنْهَا) daki (مِنْ) harf-i cerri, beyan içindir. Yani, Âdem’in eşini başka türden değil, kendisi gibi insan cinsinden kıldı. Eğer buradaki (مِنْ) harf-i cerri ba’ziyye olarak kabul edilir ve tercüme birçok mealde olduğu gibi; “ondan da eşini yaratan” şeklinde yapılırsa, Âdem (a.s)’ın eşinin onun bir cüz’ünden yaratıldığı anlaşılır ki bu İslam dışı bir ifade olur. Zira bu görüş Yahudilere aittir. Bu düşüncede olanların pek çoğu Peygamberimiz (s.a.v)’in: “Kadın eğe (kaburga kemiklerinin en altındaki kıkırdak yapısında olan) kemiği gibidir. Kadın, bir eğe kemiği gibi yaratılmıştır. Onu doğrultmağa kalkarsan kırarsın, onun kırılması da boşanmadır.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) hadisini de mecâzi anlamında değil de kelime anlamında anlayarak daha da büyük bir hata içerisine düşmüşlerdir. Bizi mecâzi anlamını anlamaya sevk eden karine ise “boşanma” kelimesidir. Bk. (En’am: 98, A’raf: 189, Zümer: 6) 3 Erham: Rahim kelimesinin çoğuludur. Rahim, kadında çocuk yatağı olan uzuvdur. Fakat mecazen yakınlık ve akrabalık anlamında da kullanılır. Nitekim “sıla-i rahim” akrabaya iyilik etmek, “kat-i rahim” ise akrabalarla ilişkiyi kesmek demektir. Efendimiz (s.a.v): “Allaha itaat edilen şeylerde sıla-i rahimden daha çabuk sevaplı hiç bir şey yoktur. Allaha isyan edilen amellerde de azgınlıktan ve yalan yere yeminden daha çabuk olan hiç bir amel yoktur” buyurmuşlardır. (Elmalılı)— M. Türk
4:1