يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ ٥
Yudebbirul emre mines semâi ilel ardı summe ya’rucu ileyhi fî yevmin kâne mıkdâruhu elfe senetin mimmâ teuddûn(teuddûne).
Gökten yere kadar bütün işlerin, Onun tarafından idare edilmesi,¹ sonra (bu işlerin) Onun huzuruna yükselmesi, size göre bin yıl kadar süren bir zaman² diliminde olur.
1 Tedbir: Bir işin sonunu görerek ona göre gereğini yapmak demektir. Allah’ın tedbiri ise, hikmetine göre irade buyurmasıdır. Burada fiilin şimdiki zaman (muzari) olması yaratmanın ve idarenin her an devam etmekte olduğunu gösterir. “Allah’ın Arşta istivası” ise, Tevrat olduğu iddia edilen kitapta denildiği gibi dinlenmek manasına değil, “bütün işleri düzenlemek ve ahkâm ve saltanatını icra etmek” manasınadır. Yani Allah, Yahûdîlerin dediği gibi; evreni yaratıp sonra da istirahata çekilmemiştir. O öyle bir Allah’tır ki; Onun işine karışacak, tedbirine müdahale edebilecek bir şerik (ortak) şöyle dursun onun huzurunda bir kimse için kendiliğinden şefaat edebilecek hiç bir şefaatçi bile yoktur. Bk. (Yunus: 3) 2 “Bin” ifâdesi, uzun bir devirden kinâyedir. Bu, süre daha az veya daha çok olabilir. Buna göre âyetin tercümesi, “Gökten yere kadar bütün işlerin, Onun tarafından idare edilmesi, sonra (bu işlerin) Onun huzuruna yükselmesi, size göre çok uzun bir zaman diliminde olur.” şeklinde de olabilir.— M. Türk