1
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ١
Li îlâfi kureyş(kureyşin).
1,2. Bizim kendilerine kış ve yaz seferlerinde¹ (verdiğimiz nîmetlere) karşılık Kureyş’in² şu yaptığına bir bakın.³
1 Kureyş, kazancını yazları (bugünkü Suriye) Şam’a, kışları Yemen’e düzenledikleri seferlerle getirdikleri malları, Kâbe’yi ziyarete gelenlere satarak elde ederdi. 2 Kureyş Kabilesi: Araplar içerisinde “Adnân, Mudar, Kinâne, Nadr” soyundan gelen meşhur ve büyük bir kabilenin ismidir. İslam’ın gelişinden önce Mekke yönetimini elinde tutan ve Hz. Peygamberin de mensubu olduğu kabiledir. Kureyş’in asıl adının “Fihr” yahut “Nadr” olduğu söylenir. Kureyş, “köpek balığı” anlamına gelir. Genel olarak Kureyş kabilesi Kinâne kabilesinin bir koludur. Kureyş kabilesi Hz. Peygamber (s.a.v) devrinde on koldan oluşmuştu. Bunlar; “Nevfel, Zühre, Mahzûm, Esed, Cumah, Sehm, Ümeyye, Haşim, Teym ve Adiy” idi. Kureyş kabilesi, câhiliye devrinde Ka’be’nin içinde bulunan bir kuyunun yanı başına dikilmiş olan “Hübel” putuna taparlardı. Bu put, Amr b. Luhay tarafından Suriye topraklarından getirilmişti. Ayrıca Kureyş zemzem kuyusunun yanında bulunan “İsaf ve Naile” adlarındaki iki putun önünde de kurbanlar keserlerdi. 3 Buradaki (إِيلَافٌ) kelimesi; nîmet, kolaylık, anlaşma anlamlarına gelir.(إِيلَافٌ)’tan önceki “lam” taaccüb ifâde ettiği için bu tercüme daha uygun görülmüştür.— M. Türk
106:1