Karia 11 Ayet 30. Cüz القارعة
101

Karia

— Şiddetli Ses
11 Ayet 30. Cüz
القارعة
101
Karia
11 Ayet
القارعة
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اَلْقَارِعَةُۙ ١
El kâriah(kâriatu).
1,2. O çok şiddetli bir belâ,¹ (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?² 1 Kâria: (قَرَعَ)’dan türemiştir. (القَرْعُ), şiddetli bir ses çıkaracak derecede şiddetle dayanıp, gülle ve tokmakla çarpmak demektir. Bu şekilde çarpan her şeye “kâri’a”, çoğulunda “kavari’” denilir. Daha sonra kinaye olarak zamanın “başlara çarpan büyük hadiselerine” de kâria denilmiştir. Nitekim “Allah’ın va’di gelince, yaptıklarından dolayı çok şiddetli bir belâ, ya kâfirlerin başına isabet edip duracak veya yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden asla dönmez” (Ra’d: 31) buyurulmuştur. Kur’ân’ın korkutma âyetlerine de “kâri’a” denilir. Bilhassa harf-i tarif ile “el-Kâria” da “el-Hâkka” gibi kıyametin isimlerinden olmuştur. Bk. (Ra’d: 31) 2 (مَا) mahiyet ve hakikatten sorudur. Fakat bununla maksat gerçekten soru değil, “o ne dehşetli kariadır?” meâlinde korkutmak için olması açıktır. Zamir ile ifade edilmeyip de “kâria” isminin üç defa tekrar edilmesi de o korkutmayı anlatmak içindir. Bazı tefsir âlimleri (الْقَارِعَةُ مَا اَلْقَارِعَةُ)’nün irabının “tahzir” (sakındırma) olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre mana: “Sakının kendinizi kâria var, çok korkunç kâria, öyle ki onun ne büyük kâria olduğunu görmeyince dirayetle bilemezsiniz”, demek olur.— M. Türk
101:1
2
مَا الْقَارِعَةُۚ ٢
Mel kâriah(kâriatu).
1,2. O çok şiddetli bir belâ,¹ (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?² 1 Kâria: (قَرَعَ)’dan türemiştir. (القَرْعُ), şiddetli bir ses çıkaracak derecede şiddetle dayanıp, gülle ve tokmakla çarpmak demektir. Bu şekilde çarpan her şeye “kâri’a”, çoğulunda “kavari’” denilir. Daha sonra kinaye olarak zamanın “başlara çarpan büyük hadiselerine” de kâria denilmiştir. Nitekim “Allah’ın va’di gelince, yaptıklarından dolayı çok şiddetli bir belâ, ya kâfirlerin başına isabet edip duracak veya yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden asla dönmez” (Ra’d: 31) buyurulmuştur. Kur’ân’ın korkutma âyetlerine de “kâri’a” denilir. Bilhassa harf-i tarif ile “el-Kâria” da “el-Hâkka” gibi kıyametin isimlerinden olmuştur. Bk. (Ra’d: 31) 2 (مَا) mahiyet ve hakikatten sorudur. Fakat bununla maksat gerçekten soru değil, “o ne dehşetli kariadır?” meâlinde korkutmak için olması açıktır. Zamir ile ifade edilmeyip de “kâria” isminin üç defa tekrar edilmesi de o korkutmayı anlatmak içindir. Bazı tefsir âlimleri (الْقَارِعَةُ مَا اَلْقَارِعَةُ)’nün irabının “tahzir” (sakındırma) olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre mana: “Sakının kendinizi kâria var, çok korkunç kâria, öyle ki onun ne büyük kâria olduğunu görmeyince dirayetle bilemezsiniz”, demek olur.— M. Türk
101:2
3
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ ٣
Ve mâ edrâke mel kâriah(kâriatu).
Bu “Karia”nın tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?— M. Türk
101:3
4
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ ٤
Yevme yekûnun nâsu kel ferâşil mebsûs(mebsûsi).
İşte o gün insanlar, (ateş etrafında) çırpınıp yayılan pervâneler¹ gibi olacaklar. 1 Ferâş: “feraşe”nin çoğuludur. Geceleri ışık ve ateş etrafında çırpınıp uçarak kendisini ateş içine atan ve dilimizde “pervâne” diye bilinen küçük kelebeklere denir. Ateşe çarptıktan sonra kanatlarını yayıp döşendiği için “feraşe” diye isimlendirilmiştir. Yayılmış, demek olduğu için, onların çırpınarak yayılış, dağılış ve seriliş hallerini özellikle ifade etmektedir. Fakat bu âyette “yayılan pervâneler” diye ifade olması, kelebeklerin halinin, övülecek ve gıpta edilecek bir durum değil, son derece sakınılması gereken kıyametin dehşetini, en büyük bir felaket perişanlığının şiddet ve korkusunu temsil biçiminde anlatılmasıdır. Hâsılı o gün o “kâria” (kıyamet) öyle çarpacak ki, insanlar “yayılmış kelebekler” gibi olacak. (Elmalılı)— M. Türk
101:4
5
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ ٥
Ve tekûnul cibâlu kel ıhnil menfûş(menfuşi).
Dağlar ise (etrafa didilerek) atılmış rengârenk yünler gibi olacak.— M. Türk
101:5
6
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ٦
Fe emmâ men sekulet mevâzînuh(mevâzînuhu).
6,7. Artık (o gün,) kimin (sevap) tartısı ağır basarsa o, cennette hoşnut kalacağı bir hayat içerisinde yaşayacak.— M. Türk
101:6
7
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ٧
Fe huve fî îşetin râdiyeh(râdiyetin).
6,7. Artık (o gün,) kimin (sevap) tartısı ağır basarsa o, cennette hoşnut kalacağı bir hayat içerisinde yaşayacak.— M. Türk
101:7
8
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ٨
Ve emmâ men haffet mevâzînuh(mevâzînuhu).
8,9. (O gün) kimin de (sevap) tartısı hafif gelirse, onun (kucağına sığınacağı) anası,¹ hâviye’dir. 1 Haviye: Devamlı aşağıya doğru düşen uçurum veya uçuruma düşen, demektir. Bu mânâdan cehenneme isim olmuştur. Cehenneme “hâviye” denilmesi gayet derin olmasındandır. Bazıları da, “ateşin en aşağı kapısıdır” demişlerdir. Yani varılacak, kucağına sığınılıp barınılacak yurt ve yatak manasına istiare yoluyla mecazdır. Zira ana kucağı, çocuğun sığınıp barınacağı tek sığınağı olmak bakımından cehennem ona benzetilmiştir ki, bunda pek acıklı bir istihza (alay etme), küçümseme vardır. Sığınıp varacağı en şefkatli anası, kızgın ateş olan kimsenin halindeki felaket ve fecaatin şiddet ve büyüklüğünü düşünmeli.— M. Türk
101:8
9
فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ٩
Fe ummuhu hâviyeh(hâviyetun).
8,9. (O gün) kimin de (sevap) tartısı hafif gelirse, onun (kucağına sığınacağı) anası,¹ hâviye’dir. 1 Haviye: Devamlı aşağıya doğru düşen uçurum veya uçuruma düşen, demektir. Bu mânâdan cehenneme isim olmuştur. Cehenneme “hâviye” denilmesi gayet derin olmasındandır. Bazıları da, “ateşin en aşağı kapısıdır” demişlerdir. Yani varılacak, kucağına sığınılıp barınılacak yurt ve yatak manasına istiare yoluyla mecazdır. Zira ana kucağı, çocuğun sığınıp barınacağı tek sığınağı olmak bakımından cehennem ona benzetilmiştir ki, bunda pek acıklı bir istihza (alay etme), küçümseme vardır. Sığınıp varacağı en şefkatli anası, kızgın ateş olan kimsenin halindeki felaket ve fecaatin şiddet ve büyüklüğünü düşünmeli.— M. Türk
101:9
10
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ ٠١
Ve mâ edrâke mâhiyeh(mâhiyeh).
Bu “haviye”nin tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?— M. Türk
101:10
11
نَارٌ حَامِيَةٌ ١١
Nârun hâmiyeh(hâmiyetun).
O, (cehennem çukurundaki) çok şiddetli bir ateştir.¹ 1 Hâmiye: Isının şiddeti mânâsına “hami”den, kızgın ve kızışgın demektir. “Fırın kızıştı” demek olduğu gibi, “güneş ve ateş kızıştı, hararetleri şiddetlendi” demektir. Ateş zaten kızgın demek iken, “nâr” denildikten sonra bir de “hamiye” (kızgın) diye tavsifi, diğer ateşlerin buna oranla sanki “hamiye” (kızgın) değil, soğukmuşlar gibi hafif kalacaklarına işaret eden bir kuvvetlendirmedir. İşte o kıyamette tartıları hafif gelenlerin sonu budur.— M. Türk
101:11
Karia
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle