Felak 5 Ayet 30. Cüz الفلق
113

Felak

— Açılma
5 Ayet 30. Cüz
الفلق
113
Felak
5 Ayet
الفلق
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ١
Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).
(Ey Muhammed!) De ki: “Ben karanlığı yarıp çıkan sabahın, Rabbine¹ sığınırım,” 1 Felâk: En esaslı mânâsı yarmak mefhumunu içeren bir kelime olması hasebiyle tıpkı fıtrat kelimesini andırır. Örfte, özellikle sabaha, yani sütûn şeklinde uzamış olan aydınlığa veya sabah yeri ağarıp açılmaktan ibaret olan şafağa denir. Bu bizim Türkçe’de Tan dediğimizin aynısıdır. Bununla beraber Cabir b. Abdillâh, İbnu Zeyd, Mücahid, Katade ve İbnu Cübeyr’den rivayet olunduğu üzere tefsircilerin pek çoğu örfte en yaygın olan sabah mânâsıyla tefsiri, daha açık görmüşlerdir. Buna göre “Rabb’ül-felâk, Sabahın Rabbi”, demek olur.— M. Türk
113:1
2
مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ٢
Min şerri mâ halak(halaka).
“Yarattığı her şeyin şerrinden,”¹ 1 Şer: Kötülük, fesat, bozukluk, zulüm, günah ve ceza gerektiren uygunsuz iş demektir. Kötülükleri arzu etmek, musibet, belâ ve sıkıntı anlamlarına da gelir, hayrın ve iyiliğin zıddıdır. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır. Çünkü her şeyi yaratan Allah’tır. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Allah’ın zat, sıfat ve fiillerinde şer yoktur. Şer insanlarda, insanların işlerindedir. Allah şerri de hikmet ve ilahî adaletin bir gereği olarak yaratmıştır. Bk. (Yunus: 11)— M. Türk
113:2
3
وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ٣
Ve min şerri gâsikın izâ vekab(vekabe).
3,4. “Karanlığı¹ çöktüğü² zaman gecenin şerrinden ve büyücülük yaparak düğümlere üfleyen kimselerin³ şerrinden,”⁴ 1 Ğâsik: Birçok mânâ ile tefsir edilmiş geniş anlamlı bir kelimedir. Bunun mastarı olan “ğasak” lügatte “şiddetli karanlık, dolgunluk, akmak, dökülmek, soğukluk” mânâlarıyla ilgilidir. Hepsinin esası da; şiddetli karanlık, dolan, kararan, dolgun, soğuk, akan yahut dökülen manalarından birisi olduğu beyan olunur. Gecenin karanlığı hücum edip dolarak çok karanlık olmasına mastar olarak “ğasak” denildiği gibi gecenin karanlığının hücum edip gökyüzünün iyice kararmasına yani ilk koyu karanlığa da isim olarak “ğasak” denilir. Bu yönden “gasak”, “felâk”a karşılık getirilir de “ğasaktan felâka kadar” denilir ki, gecenin kararmasından sabahın aydınlığına kadar demektir. 2 Vekab: “vakb” veya “vukub” mastarından türemiştir. Bunun aslı “vakbe” gibi çukurdur. Kayalardaki çukurlara, bazı yalçın kayalardaki kuyu tarzında oyuklara, insanın bedeninde göz ve omuz çukurları gibi çukurlara ve alık yani ahmak ve alçak kimseye “vakb” denildiği gibi, mastar olarak da, “çukura girmek, kaybolmak, gelmek, dönüp yönelmek ve karanlık basmak, güneş batmak, ay tutulmak mânâlarında kullanılmıştır. Onun için burada da “ğâsık”a verilen mânâya göre düşünülmesi gerekir ki, giriş mânâsı hepsinde yeterli olabileceği için çoğunlukla bununla tefsir edilmiştir. 3 “Kimse” ifâdesi, “üfleyiciler” sıfatının dişi çoğul olması sebebiyle, mevsufunun hem dişi hem de erkek için kullanılan “nefis” olduğu düşünülerek ilave edilmiştir. 4 Büyü: İnsana yönelik olarak gizli güçlerin aracılığıyla belli bir gayeye ulaşmak için uygulanan eylemdir. İslâm, büyüyü haram saymış ve buna inananları, kâfir kabul etmiştir. (Bakara: 102-103) Kurtubî; “Sihir, hile ile bir şeyi örtmektir. Çünkü sihirbazlar hile ile bir takım şeyler yaparak, bazı şeyleri olduğundan farklı gösterir. Serabın uzaktan su görünmesi gibi, sihir de gerçek dışıdır” demektedir. Peygamberimiz (a.s) da; “Düğüme üfüren sihir yapmış olur. Sihir yapan da şirke girer.” (Nesâî) “Her kim falcıya ve gaipten haber verene giderek bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse kâfir olur.” (Tirmîzî, İbnu Mâce) buyurmuşlardır. Ehl-i sünnet âlimleri, sihrin varlığının ve tesirinin bulunduğu ve sihri öğretme ve öğrenmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Peygamberimize sihir yapılmasıyla ilgili rivâyetler tartışmalıdır. Peygamberimize sihir yapıldığına ve onun da etkilendiğine itikat, câiz olabilirse de vacip değildir. Ayrıca sünnetteki rukye, (Kur’an okuyarak tedavi); sûfî ekollerindeki, içerisine büyü türü şeyler katılarak “vücuda/ağza üfürme” şekliyle haramdır.— M. Türk
113:3
4
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ٤
Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad(ukadi).
3,4. “Karanlığı¹ çöktüğü² zaman gecenin şerrinden ve büyücülük yaparak düğümlere üfleyen kimselerin³ şerrinden,”⁴ 1 Ğâsik: Birçok mânâ ile tefsir edilmiş geniş anlamlı bir kelimedir. Bunun mastarı olan “ğasak” lügatte “şiddetli karanlık, dolgunluk, akmak, dökülmek, soğukluk” mânâlarıyla ilgilidir. Hepsinin esası da; şiddetli karanlık, dolan, kararan, dolgun, soğuk, akan yahut dökülen manalarından birisi olduğu beyan olunur. Gecenin karanlığı hücum edip dolarak çok karanlık olmasına mastar olarak “ğasak” denildiği gibi gecenin karanlığının hücum edip gökyüzünün iyice kararmasına yani ilk koyu karanlığa da isim olarak “ğasak” denilir. Bu yönden “gasak”, “felâk”a karşılık getirilir de “ğasaktan felâka kadar” denilir ki, gecenin kararmasından sabahın aydınlığına kadar demektir. 2 Vekab: “vakb” veya “vukub” mastarından türemiştir. Bunun aslı “vakbe” gibi çukurdur. Kayalardaki çukurlara, bazı yalçın kayalardaki kuyu tarzında oyuklara, insanın bedeninde göz ve omuz çukurları gibi çukurlara ve alık yani ahmak ve alçak kimseye “vakb” denildiği gibi, mastar olarak da, “çukura girmek, kaybolmak, gelmek, dönüp yönelmek ve karanlık basmak, güneş batmak, ay tutulmak mânâlarında kullanılmıştır. Onun için burada da “ğâsık”a verilen mânâya göre düşünülmesi gerekir ki, giriş mânâsı hepsinde yeterli olabileceği için çoğunlukla bununla tefsir edilmiştir. 3 “Kimse” ifâdesi, “üfleyiciler” sıfatının dişi çoğul olması sebebiyle, mevsufunun hem dişi hem de erkek için kullanılan “nefis” olduğu düşünülerek ilave edilmiştir. 4 Büyü: İnsana yönelik olarak gizli güçlerin aracılığıyla belli bir gayeye ulaşmak için uygulanan eylemdir. İslâm, büyüyü haram saymış ve buna inananları, kâfir kabul etmiştir. (Bakara: 102-103) Kurtubî; “Sihir, hile ile bir şeyi örtmektir. Çünkü sihirbazlar hile ile bir takım şeyler yaparak, bazı şeyleri olduğundan farklı gösterir. Serabın uzaktan su görünmesi gibi, sihir de gerçek dışıdır” demektedir. Peygamberimiz (a.s) da; “Düğüme üfüren sihir yapmış olur. Sihir yapan da şirke girer.” (Nesâî) “Her kim falcıya ve gaipten haber verene giderek bir şey sorar, söylediklerine inanır ve tasdik ederse kâfir olur.” (Tirmîzî, İbnu Mâce) buyurmuşlardır. Ehl-i sünnet âlimleri, sihrin varlığının ve tesirinin bulunduğu ve sihri öğretme ve öğrenmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Peygamberimize sihir yapılmasıyla ilgili rivâyetler tartışmalıdır. Peygamberimize sihir yapıldığına ve onun da etkilendiğine itikat, câiz olabilirse de vacip değildir. Ayrıca sünnetteki rukye, (Kur’an okuyarak tedavi); sûfî ekollerindeki, içerisine büyü türü şeyler katılarak “vücuda/ağza üfürme” şekliyle haramdır.— M. Türk
113:4
5
وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ٥
Ve min şerri hâsidin izâ hased(hasede).
“Ve kıskançlık yaptığında kıskancın şerrinden!”— M. Türk
113:5
Felak
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle