1
الٓـرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ ١
Elif lâm râ tilke âyâtul kitâbi ve kur’ânin mubîn(mubînin).
Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar sana, kitabın¹ ve (hakkı bâtıldan) ayırt edici² Kur’an’ın âyetleridir.³
1 Kitab: (كَتَبَ) fiilinin mastarı olan (كَتْبٌ) bir deriyi diğer bir deriye bağlamak demektir. Harf ve seslerin birbirine bağlanarak bir bütün oluşturmaları nedeniyle sözler toplamına da “kitap” denilmiştir. Dini terim olarak, “yazılı veya yazılı olmayan, peygamberlere vahyedilen Allah kelâmına” kitap denir. Bu anlamıyla kitap, genelde vahyi ve vahiy yoluyla indirilmiş tüm ilahi kitapları, özelde de Allah’ın son vahiylerinin oluşturduğu Kur’an’ı Kerim’i ifade eder. Kitap kelimesi Kur’an’da birçok kitabı belirtmek üzere kullanılır. Bunların başında yaş ve kuru hiç bir şeyin eksik bırakılmadan yazıldığı (En’am: 59), Levh-i Mahfuz gelir. Kur’an’da peygamberlere gönderilen vahiy, kitaptan başka “suhuf” ve “zübür” olarak da adlandırılır. Suhuf, sahifenin çoğuludur ve “yazılmış bir şey” demektir. Yazılı sahifelerin toplamına da “Mushaf” denir. “Zübür” kelimesi de “zebur”un çoğuludur ve sahife gibi “yazı ve kitap” anlamındadır. Kelimenin tekili olan “Zebur” ise Hz. Davud’a indirilen kitaba özel ad olarak verilir. Hz. Musa (a.s)’a gönderilen “Suhuf”, “Tevrat”tan önce gelen vahiyleri içerir. Bunun dışında Hz. Musa (a.s)’a Tevrat, Hz. Davud (a.s)’a Zebur, Hz. İsa (a.s)’a İncil ve son olarak Hz. Muhammed (s.a.v)’e de Kur’an gönderilmiştir. İlk üç kitap dönemlerinde asılları bozularak günümüze kadar ulaşamamıştır. Ancak bu gün bu isimlerle anılanlar uydurulmuş insan sözleridir. Kur’an ise vahyedildiği şekilde günümüze kadar ulaşan ve kıyamete kadar da baki kalacak olan tek hak kitaptır. 2 Mübîn: (أَبَانَ)’den etken sıfat fiildir. Açık, kendini açıklamaya kendisi kâfi gelen açıklayıcı, lisanı gâyet güzel, muradını yerine göre dilediği gibi anlatan demektir. Bk. (Yusuf: 1) 3 Ayet için Bk. (Âlu İmran: 50)— M. Türk
15:1