Kafirun 6 Ayet 30. Cüz الكافرون
109

Kafirun

— İnkârcılar
6 Ayet 30. Cüz
الكافرون
109
Kafirun
6 Ayet
الكافرون
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ١
Kul yâ eyyuhel kâfirûn(kâfirûne).
(Ey Muhammed!): “Siz ey şu (asla inanmayacak olan)¹ kâfirler!” de.² 1 Buradaki “kâfir” kelimesi belirli olduğu için bu ilave yapılmıştır. Sûrenin tamamına göre; kâfirlerle daha sonra savaşın emredilmesiyle, buradaki hükümlerin nesh edildiğini düşünmeye gerek kalmamıştır. Çünkü bunlar, asla inanmayacakları Allah tarafından kesinlikle bilinen malum kâfirlerdir. Buradaki emir, cihad telkin eder. Sûrenin devamında, “sizin dininiz size, benim dinim de banadır” demek, bir tavır koymak hattâ kâfirlere açıkça kafa tutmaktır. Allah burada; “Ey Allah’tan başkasına tapan ve asla îmana gelmeyecekleri Allah tarafından bilinen kâfirler!” demektedir. 2 “Peygamber (s.a.v)’e kâfirler: “Bırak bu tuttuğun davayı, biz sana istediğin kadar servet verelim, kızlarımızdan dilediğinle evlendirelim ve seni üzerimize melik yapalım, eğer bunu yapmazsan gel bizim ilâhlarımıza tap, biz de senin ilâhına tapalım, müşterek olalım, hayır hangisinde ise ona hepimiz de ulaşmış oluruz” demişlerdi. Bir de, Rasulullah (s.a.v) Kâbe’yi tavaf ediyorken Esved b. Muttalib, Velid b. Muğire, Ümeyye b. Halef ve As b. Vâil önüne gerildiler. Bunlar kavimleri içinde yaşlı kimselerdi. Peygamber (s.a.v)’e: “Ey Muhammed! Gel, biz senin taptığına tapalım, sen de bizim taptığımıza tap. Biz ve sen bu işte müşterek olalım. Eğer senin taptığın bizimkinden hayırlı ise, biz ondan nasibimizi almış oluruz ve eğer bizim taptıklarımız seninkinden hayırlı ise, sen de nasibini almış olursun.” dediler. Allahu Teâlâ da onlar hakkında Kafirun sûresini tamamen indirdi. (Elmalılı)— M. Türk
109:1
2
لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ٢
Lâ a’budu mâ ta’budûn(ta’budûne).
“Ben (Allah’a), sizin taptığınız gibi asla tapmayacağım.”— M. Türk
109:2
3
وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ٣
Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).
“Siz de (Allah’a), benim taptığım gibi tapacak değilsiniz.”¹ 1 Bu iki âyet (3. ve 5. ayet) ilk bakışta öncekilerin bir tekrarı gibi görünür. Bunda tefsircilerin iki görüşü vardır: 1. Başlı başına “te’kit” ve “takviye” için tekrar edilmiş olmasıdır ki, üçüncü olumsuz cümle, isim cümlesi olarak daha kuvvetli bir şekilde birinciyi, dördüncü de ayniyle üçüncüyü mana itibarıyla te’kit eder denilmiştir. 2. Birinci olumsuz cümle, şimdiki ve gelecek zamana, dördüncü olumsuz cümle ise tamamıyla geçmiş zamana delalet eder. Bu durumda mana: “Ben (Allah’a), sizin taptığınız gibi asla tapmıyorum ve tapmayacağım. Siz de (Allah’a), benim taptığım gibi tapmıyorsunuz ve tapacak da değilsiniz. (Yine) ben (Allah’a,) sizin taptığınız gibi tapmadım, zâten siz de (Allah’a), benim taptığım gibi hiç tapmadınız” şeklinde olabilir.— M. Türk
109:3
4
وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ٤
Ve lâ ene âbidun mâ abedtum.
“(Yine) ben (Allah’a, şimdi de) sizin taptığınız gibi tapmıyorum.”— M. Türk
109:4
5
وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ٥
Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).
“Zâten siz de (Allah’a), benim taptığım gibi tapmıyorsunuz.”¹ 1 Bu dört âyetteki (مَا)’lar “mevsule” değil de “mastariyye” ve kendilerinden sonraki fiillerle beraber “mutlak mef’ul” olarak tercüme edilmiştir. Eğer bunlar “mevsule” olarak tercüme edilirse, (مَا)’ların akılsızlara delalet etmeleri sebebiyle her ne kadar müşriklerin putları için kullanılmaları uygun düşerse de Allah için kullanılmaları uygun düşmemektedir. Bir de muhâtap olan kâfirler zâten Allah’a inanıyorlardı. Ancak bunların ibâdet şekilleri ve Allah’ı tanımlamaları yanlıştı. İşte bu sûre, bu yanlışı beyan için gönderilmiştir. (مَا)’lar mastariyye olarak düşünüldüğünde bu dört ayetin anlamı: “Ben sizin tapışınızı, o şirk ibadetini hiçbir zaman yapıcı değilim. O sizin benden istediğiniz şirk ibadetinizi geçmişte dahi yapmadım ve hiç bir zaman yapacaklardan da değilim. Öyle ne tapmışım, ne de taparım, sizin tapışınızı yapanlardan değilim. Siz de benim ibadet etmekte olduğum mabuduma ibadet edecek değilsiniz. Hiç bir zaman benim gibi ibadet etmediniz, etmiyorsunuz, edecek de değilsiniz. Yahut siz de benim edeceğim tevhit ve ihlas ile ibadet etmediniz, etmiyorsunuz ve etmezsiniz.” şeklinde anlaşılabilir. Bu tercümeye göre hiçbir kimsenin Allah’a; Allah ve Rasulünün ibadet şekli dışında ibadet etmesi asla kabul edilemez. Buna göre çeşitli meşreplerin kendi efendileri tarafından uydurulan “zikir, ayin, semah ve semaları” Allah korusun müşriklerin uydurma tapınmaları faslına girebilir. En doğrusunu Allah bilir.— M. Türk
109:5
6
لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ٦
Lekum dînukum ve liye dîn(dîni).
“(Öyleyse) sizin dininiz¹ size, benim dinim de banadır.” (de.)² 1 Din: kelime olarak, ceza-mükâfat, hesap, kaza, siyaset, itaat, âdet, hal, millet ve şeriat anlamlarına gelen bir mastardır. Terim olarak ise din: akıllıların kendi istekleriyle seçtikleri ve kendilerini iyiliğe götüren manevî bir yol ve kanun, demektir. Gerçek dinde; itaat edilen bir rab ve o rabbin ortaya koyduğu, uyulduğu zaman mükâfat, uyulmadığı zaman ise cezanın olduğu kuralların bulunması ve o Rabbe itaat eden kulların olması, gerekir. Bu ayette Allah’ın kâfirlerin dinlerinden, “din” olarak bahsetmesinden, bunların da din olduğu, fakat “hak din” olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre iradeli olarak yapılan her türlü tapınma veya kabul edilen her türlü sistem, düşünce tarzı, birer dindir. (Kapitalizm, Marksizm, Demokrasi, Budizm, Hinduizm, Sofizm, putperestlik v.s gibi…) Konu ile ilgili olarak Bk. (Fatiha: 4) 2 Bu ifâdenin bir benzeri de (Kasas: 55)’teki “bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size.” ifâdesidir.— M. Türk
109:6
Kafirun
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle