1
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ١
E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashâbil fîl(fîli).
(Ey Muhammed!) Rabbinin fil sahiplerine¹ ne yaptığını bilmiyor musun? ²
1 Fil Savaşı: Yemen valisi “Ebrehet’ül-Eşber”, San’a şehrine hacıları çekmek için Kâbe’nin benzeri bir tapınak yaptırdı. Fakat Kinâne kabîlesinden birkaç kişi bu tapınağa girerek oraya pislediler. Buna kızan Ebrehe fillerle donatılmış büyük bir ordu hazırladı. Bu orduya “Ashâb’ul-Fil” (fil sahipleri) denilmiş ve bu sene Araplar arasında “fil yılı” diye bilinerek bir tarih başlangıcı edinilmişti. Tam Kâbe’ye saldıracağı sırada Allah, bu ordunun üzerine taşlar atan kuşlar gönderdi ve bu muhteşem orduyu helâk etti. Bu olay, Peygamber (a.s)’in doğduğu yılda meydana gelmiştir ki, en sağlam rivayete göre Hz. Peygamber bu olaydan elli gün sonra doğmuştur. Bk. (Elmalılı) 2 “Görmedin mi?” hitabı, Hz. Peygamber (s.a.v)’edir. Rü’yet yani “görmek”, kalp gözüyle görmeden istiare olarak, “kalbe ait görme” demektir. Yani “gözünle görmüş gibi kesin bilmiyor musun?” demektir. Çünkü o zaman ayette anlatılan “fil olayı”nın, onu gözleriyle gören şahitleri henüz dünyada çoğunlukla mevcuttu. Hatta o zamana yetişmiş “Muallakat’üs-Seb’a” şairlerinden olan meşhur “Lebid” gibi kimseler hayatta oldukları gibi, herkesçe de mütevatir olarak bilinen bir olay idi. Hatta Hz. Aişe’den, “fili çekenlerden iki kişinin kötürüm, kör olarak kalıp Mekke’de dilendiklerini gördüm” diye rivayet de vardır. Bu sebeple o zaman vakayı görmüş olan herhangi bir kimseye veya hitabın genel olması mümkün ise de Hz. Peygambere hitap olması daha açıktır. (Elmalılı)— M. Türk
105:1