1
هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـٔاً مَذْكُوراً ١
Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ(mezkûren).
İnsanlık üzerinden, tüm zamana¹ göre söylenmeye bile değmeyecek kadar (kısa) bir süre geçmedi mi?²
1 Dehr: Kur’ân-ı Kerim’de dehr, iki âyette geçmektedir. (İnsân: 1.) âyette ki dehr, “uzun zaman” (Casiye: 24.) âyetteki dehr ise, “zamanın gelip geçmesi” anlamındadır. Dehr, bizim kullandığımız, “zaman” anlamında değildir. Çünkü zaman; şimdiye, geçmişe ve geleceğe denebilir. Dehr ise, “kesintisiz devam eden uzun zamana (âlemin ömrüne)” denir. Geniş açıklama için Bk. (Casiye: 24.) 2 Yukarıdaki tercüme, (لَمْ يَكُنْ شَيْئاً مَذْكُوراً) cümlesi (اَلدَّهْرُ) kelimesinin sıfatı olarak yapılmıştır. Ayrıca bu cümle (اَلْإِنْسَانُ)’dan hâl de düşünülebilir. O zaman âyet: “insan üzerine zamandan öyle bir müddet geldi ki o, anılmaya bile değer bir şey değildi.” şeklinde de tercüme edilebilir.— M. Türk
76:1