1
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ١
Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tukaddimû beyne yedeyillâhi ve resûlihî vettekûllâh(vettekûllâhe), innallâhe semîun alîm(alîmun).
Ey iman etmiş olan kimseler! Allâh ve Rasûlünün (emir ve yasaklarını çiğneyerek, onların) önüne geçmeyin ve (yapacağınız yahut terk edeceğiniz her hangi bir konuda) Allâh(a karşı muhâlif bir tavır takınmak)tan hakkıyla sakının! Şüphesiz ki Allâh, (sözleriniz dâhil tüm işitilebilen şeyleri hakkıyla duyan bir) Semî’dir; (işleriniz dâhil bütün malûmatı çok iyi bilen bir) Alîm’dir. Bu âyet-i kerîme, bayram namazı kılınmadan önce kurban kesen, ya da Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) oruca başlamadan önce şüpheli günde oruç tutan kimseler hakkında inerek, onları herhangi bir amele Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`den önce başlamaktan nehyetmekteyse de, genel manada: “Kur’ân’a ve sünnete uymayan hiçbir şey yapmayın.” diye anlaşılmalıdır. Ayrıca burada, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in ve halîfelerinin yanında bulunanlara, bir zaruret yokken onların önünde yürümemeleri, onlardan önce yemeye başlamamaları ve bir soru karşısında söze atılmamaları gibi konularda edep talimi hedeflenmiştir. (Âlûsî, Rûhu’l-beyân)— M.Ustaosmanoğlu
49:1