وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ٦
Ve minen nâsi men yeşterî lehvel hadîsi li yudılle an sebîlillâhi bi gayri ilmin ve yettehızehâ huzuvâ(huzuven), ulâike lehum azâbun muhîn(muhînun).
Ama insanlar içerisinden öylesi vardır ki; (yaptığı işin vebâli hakkında) bir bilgi(ye sahip) olmak sızın Allâh’ın yolundan (ve Kitabını dinlemekten insanları) saptırsın ve o (Allâh’ın yolu)nu bir eğlence (malzemesi) edinsin diye eğlendirici sözler satın almaktadır. İşte onlar, alçaltıcı pek büyük bir azap sadece onlar içindir. Bu ve bir sonraki âyet-i celîle Nadr ibni Hâris hakkında inmiştir. Şöyle ki; o, Acem masallarıyla dolu birtakım kitapları satın alıp Kureyş’e okuyarak onlara: ‘’Muhammed size Âd ve Semûd haberlerini okuyorsa, ben de size Rüstem ve İsfendiyar hikâyelerini anlatıyorum!’’ diyor ve çalgıcı câriyeler satın alarak, İslâm’a girmek isteyenleri Kur’ân dinlemekten meşgul etmek için onlara şarkı söyletiyor ve İslâm’a ısınanlara câriyelerini gönderip cinsel tahrikte bulunarak, onları dinden engellemeye çalışıyordu. Bu sebeb-i nüzûlü esas alan müfessirlerin beyânına göre; eski medeniyetlere ait yalanlarla dolu masal, roman ve efsane kitapları, güldürü içerikli gösteriler, İslâm`a aykırı ve şehvet uyarıcı, ayrıca dînî ilimleri tahsil gibi lüzumlu vazifelerden meşgul edici şarkı, türkü, piyes, film ve diziler kabîlinden her türlü oyun ve eğlence, bu âyet-i celîlede kötülenen “Lehve’lhadîs” mefhûmuna dahildir. Nitekim Ebû Ümâme (Radıyallâhu anh)`dan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): "Şarkıcı kadınları satmayın. onları satın almayın ve onlara (şarkı söylemeyi) öğretmeyin! Onlarla ilgili yapılan hiç bir ticârette hayır yoktur! (Kazandıkları) paraları da haramdır! İşte 'Allâh`ın yolundan saptırmak için eğlenceli sözler satın alan insanlar vardır...' âyeti bunlar hakkkında indirildi." (Tirmîzî, Tefsir: 32, No: 3195, 5/345-346) buyurmuştur. Bu yüzden İbni Mes'ûd, ibni Abbâs, Hasen, Ikrime ve Sa'id ibni Cübeyr (Radıyallâhu anhüm) gibi sahâbe ve tâbi'înin uluları, "Lehve`l-hadîs"i, "Çalgı" ile, onu satın alanları da, "Çalgı aletlerini Kur'ân`a tercih edenler" diye tefsir etmişlerdir. Hattâ ibni Mes'ûd ve İbni Abbâs (Radıyallâhu anhüm) bu görüşü, üç kere Allah`a yemin ederek tekrarlamışlardır. (Hâzin, Nesefî, Beyzâvî, Âlûsî)— M.Ustaosmanoğlu