Duhan 59 Ayet 25. Cüz الدخان
44

Duhan

— Duman
59 Ayet 25. Cüz
الدخان
44
Duhan
59 Ayet
الدخان
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
حٰمٓۜ ١
Hâ mîm.
Hâ! Mîm!— M.Ustaosmanoğlu
44:1
2
وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ ٢
Vel kitâbil mubîn(mubîni).
O (hidâyet yollarını) iyice açıklayıcı Kitab (olan Kur’ân)a/o (ince düşünenler için manaları) pek açık olan Kitab’a/ yemin olsun!— M.Ustaosmanoğlu
44:2
3
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ ٣
İnnâ enzelnâhu fî leyletin mubâreketin innâ kunnâ munzirîn(munzirîne).
Muhakkak Biz onu (bereketi bol olan) mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz Biz dâima (kullarımızı önlerindeki tehlikelerden) u yarıcılar olduk.— M.Ustaosmanoğlu
44:3
4
ف۪يهَا يُفْرَقُ كُـلُّ اَمْرٍ حَـك۪يمٍۜ ٤
Fihâ yufreku kullu emrin hakîm(hakîmin).
Her hikmetli iş/(meleklere gösterildikten sonra artık değiştirilmesi söz konusu olmayan) her sağlam (karara bağlanmış) iş/ onda ayrılır.— M.Ustaosmanoğlu
44:4
5
اَمْراً مِنْ عِنْدِنَاۜ اِنَّا كُنَّا مُرْسِل۪ينَۚ ٥
Emren min indinâ innâ kunnâ mursilîn(mursilîne).
Katımızdan pek önemli bir iş olarak (ki, o geceden, bir daha seneki benzeri geceye kadar meydana gelecek ecellerin kesimi, hacca gideceklerin yazımı, zelzeleler, yıldırımlar ve harplerin kaydı ve bunlarla ilgili nüshalamanın başlaması bu önemli işimizin örneklerindendir)! Şüphesiz ki Biz dâima (kullarımıza elçiler) göndericiler olduk! Müfessirlerin ekserisince; bu geceden maksat Kadir gecesi ise de, Ikrime (Radıyallâhu anh) ve diğer bir cemaate göre; Berâet gecesi diye bilinen şa`bân ayının onbeşinci gecesidir. İbni Abbâs (Radıyallâhu anhümâ) bu gece hakkında: “Allâh-u Te`âlâ (ezelde takdir ettiği) bütün kaza (ve kaderler içerisinden bir sene boyunca olacak)ları şa’bânın on beşinci gecesinde kesin hükme bağlar, ramazanın yirmi yedinci gecesinde ise bunların kaydını görevli meleklere teslim eder.” buyurmuştur. Bu görüşe göre; Kur’ân-ı Kerîm’in, Levh-i Mahfuz’dan birinci kat semaya topluca indirilişi Berâet gecesinde; Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e indirilmeye başlanması ise Kadir gecesinde vaki olmuştur. Bu gecenin faziletine dâir birçok hadîs-i şerîf mevcuttur.— M.Ustaosmanoğlu
44:5
6
رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ ٦
Rahmeten min rabbik(rabbike), innehu huves semîul alîm(alîmu).
Senin Rabbinden (kullarına) büyük bir rahmet olsun için! Şüphesiz ki O; (tüm işitilenleri hakkıyla duyan) Semî’ de, (yaratıkların tüm halleri dâhil olmak üzere, bütün malumatı çok iyi bilen) Alîm de ancak O’dur!— M.Ustaosmanoğlu
44:6
7
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۢ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ ٧
Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ, in kuntum mûkinîn(mûkinîne).
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbin den (kullarına ulaşan bir merhamet eseri olarak)! Eğer siz (doğru ilimlere) yakînen inanan kimseler olduy sanız (, Allâh-u Te`âlâ’- nın göklerin ve yerin Rabbi oldu ğunu bilmiş olmanız gerekir. Zira bu, yakînî ilimlerin ve gerçekçi bilgilerin en açıklarındandır)!— M.Ustaosmanoğlu
44:7
8
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۜ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ ٨
Lâ ilâhe illâ huve yuhyî ve yumît(yumîtu), rabbukumve rabbu âbâikumul evvelîn(evvelîne).
O’ndan başka (ibadete lâyık) hiçbir ilâh yoktur! O diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, evvelki babalarınızın da Rabbidir!— M.Ustaosmanoğlu
44:8
9
بَلْ هُمْ ف۪ي شَكٍّ يَلْعَبُونَ ٩
Bel hum fî şekkin yel’abûn(yel’abûne).
Doğrusu onlar (gerçek bilgilerle alâkası olmayan insanlar oldukları için, konuştukları inkâr sözlerini de ciddiyetle ve inanarak söylemiyorlar, bilakis kendileri) büyük bir şüphe içerisinde oynamaktadırlar.— M.Ustaosmanoğlu
44:9
10
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ ٠١
Fertekib yevme te’tîs semâu bi duhânin mubîn(mubînin).
(Habîbim! Madem bu kâfirler den çektiklerin artık senin gibi bir rahmet peygamberini bile aleyhlerine beddua edecek raddeye getirdi,) öyleyse (onların helâkini görebilmen için) göğün pek açık bir duman getireceği günü gözle! Burada zikredilen “Duman”, bazılarınca, Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in bedduası sebebiyle Kureyş müşriklerine isabet eden kıtlık nedeniyle gözleri zayıflayarak yerle gök arasında gördükleri dumandır. Diğer bir kesime göre ise; kıyâmet alâmetlerinden sayılan, doğuyla batı arasını kaplayacak ve kırk gün kalacak, kâfirlerin kulaklarını çatlatacak, müminlereyse nezle gibi gelecek bir dumandır. Gerçi ikisinin de kastedilebileceğini; birinin geçmiş, diğerininse beklenmekte olduğunu açıklayanlar da olmuştur.— M.Ustaosmanoğlu
44:10
11
يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ ١١
Yagşân nâs(nâse), hâzâ azâbun elîm(elîmun).
(Bu duman) o (müşrik) insanları/tüm insanları/ kaplayacaktır. (O zaman diyeceklerdir ki:) “İşte bu, çok acı verici pek büyük bir azaptır!— M.Ustaosmanoğlu
44:11
12
رَبَّـنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ ٢١
Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).
Ey Rabbimiz! Bu azâbı bizden aç! Şüphesiz (o zaman) biz inanıcılarız!”— M.Ustaosmanoğlu
44:12
13
اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ ٣١
Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn(mubînun).
(Böyle diyecekler ama) onlar için öğüt almak nerede?! Oysa (mûcizeleri) pek açık (olan senin gibi) yüce bir rasûl muhakkak onlara gelmişti.— M.Ustaosmanoğlu
44:13
14
ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ ٤١
Summe tevellev anhu ve kâlû muallemun mecnûn(mecnûnun).
Sonra ondan yüz çevirmişlerdi de (kimi): “Öğretilmiş (biri”, kimi de: “)bir delidir!” demişlerdi.— M.Ustaosmanoğlu
44:14
15
اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلاً اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ ٥١
İnnâ kâşifûl azâbi kalîlen innekum âidûn(âidûne).
(O zaman Rableri onlara şöyle cevap verdi:) “Mu hakkak ki Biz azâbı (sizden) birazcık açıcılarız, (ama o vakit) kesinlikle siz (küfre) dönücülersiniz!”— M.Ustaosmanoğlu
44:15
16
يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ ٦١
Yevme nebtışul batşetel kubrâ innâ muntekimûn(muntekimûne).
(Habîbim! Artık sen) o en büyük yakalayışla (kâfirleri) güçlü bir şekilde yakalayacağımız (Be dir günüyle kıyâmet) günü(nü bekle)! Muhakkak ki Biz (önünde sonunda mutlaka onlardan) intikam alı cılarız!— M.Ustaosmanoğlu
44:16
17
وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ ٧١
Ve lekad fetennâ kablehum kavme fir’avne ve câehum resûlun kerîm(kerîmun).
Andolsun ki; elbette Biz onlardan önce de (Mûsâ (Aleyhisselâm)`ı göndererek) Fira vun’- un kavmini kesinlikle imtihan (edenin muamelesine tâbi) etmiş tik ve onlara çok şe refli bir rasûl gelmişti.— M.Ustaosmanoğlu
44:17
18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ٨١
En eddû ileyye ibâdallâh(ibâdallâhi), innî lekum resûlun emîn(emînun).
(O onlara) şöyle (demişti) ki: “Allâh’ın kulları (olan İsrâîloğulları)nı bana doğru salıverin (de, birlik te kutsal topraklara gidelim, artık onlara azap etmeyin)! Şüphesiz ben sizin için çok güvenilir bir elçiyim!— M.Ustaosmanoğlu
44:18
19
وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ ٩١
Ve en lâ ta’lû alâllâh(alâllâhi), innîâtîkum bi sultânin mubîn(mubînin).
Bir de (vahyini ve peygamberini hafife alarak) Allâh’a karşı kibirlenmeyin! Zira şüphesiz ki ben size (inkâr edilemeyecek derecede) pek açık olan güç lü bir delil getirmekteyim!— M.Ustaosmanoğlu
44:19
20
وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ ٠٢
Ve innî uztu bi rabbî ve rabbikumen tercumûni.
Muhakkak ki ben, beni taşla öldürmenizden/sövüp döverek bana eziyet etmenizden/ benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığındım!— M.Ustaosmanoğlu
44:20
21
وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا ل۪ي فَاعْتَزِلُونِ ١٢
Ve in lem tû’minû lî fa’tezilûni.
Eğer bana iman etmeyecekse niz, bari (ne lehime ne de aleyhime olmayın da,) benden ayrılın (ve bana bir fenalık dokundurmayın, zira sizi kur tu luşa çağıran kişinin karşılığı bu olmamalıdır)!”— M.Ustaosmanoğlu
44:21
22
فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ ٢٢
Fe deâ rabbehû enne hâulâi kavmun mucrimûn(mucrimûne).
Böylece (kavmi inkârda ısrar edince) o: “Şüphesiz ki işte bunlar suçlular olan bir toplum dur (öyleyse sen onlara hak ettikleri cezayı acele yolla)!” diye Rabbine duada bulundu.— M.Ustaosmanoğlu
44:22
23
فَاَسْرِ بِعِبَاد۪ي لَيْلاً اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَۙ ٣٢
Fe esri bi ibâdî leylen innekum muttebeûn(muttebeûne).
(Biz de ona şöyle vahyettik:) “Artık sen gecenin bir parçasında (İsrâîloğulların dan ve Kıptîlerden sana iman etmiş olan) kullarımı götür, şüphesiz ki siz (Firavun ve orduları tarafın dan) sıkıca takip edilecek kimselersiniz.— M.Ustaosmanoğlu
44:23
24
وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْواًۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ ٤٢
Vetrukil bahre rehvâ(rehven), innehum cundun mugrekûn(mugrekûne).
(Mûcize eseri sana yol olarak açılacak) o denizi (sahile çıkışının ardından hemen kapatmaya çalışma da, öylece) sakin bırak! Zira şüphesiz ki onlar (denizi açık bularak içine daldıklarında) suyla boğulmuş olan bir ordudur!”— M.Ustaosmanoğlu
44:24
25
كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ ٥٢
Kem terekû min cennâtin ve uyûn(uyûnin).
Onlar (Mısır’dan çıktıklarında arka larına) nice bostanlar ve gözeler bıraktılar!— M.Ustaosmanoğlu
44:25
26
وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ ٦٢
Ve zurûin ve makâmin kerîm(kerîmin).
Daha nice ekinler ve pek değerli makamlar(ve meskenler)!— M.Ustaosmanoğlu
44:26
27
وَنَعْمَةٍ كَانُوا ف۪يهَا فَاكِه۪ينَۙ ٧٢
Ve na’metin kânû fîhâ fâkihîn(fâkihîne).
Ve içerilerinde zevklenmekte/eğlenmekte/bulunmuş oldukları nice nimetlenmeler(i bırakıp gittiler)!— M.Ustaosmanoğlu
44:27
28
كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْماً اٰخَر۪ينَ ٨٢
Kezâlik(kezâlike), ve evresnâhâ kavmen âharîn(âharîne).
İşte (durum) aynen böylece (gerçekleşmiş) dir. Üstelik Biz bunlara (ırk olarak da, din olarak da kendilerinden tamamen farklı olan İsrâîloğulları gibi) başka başka toplumları mirasçı kıldık.— M.Ustaosmanoğlu
44:28
29
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟ ٩٢
Fe mâ beket aleyhimus semâu vel ardu ve mâ kânû munzarîn(munzarîne).
Artık (dostlarımızın ardından yer gök ağladığı gibi,) onlara gök de yer de ağlamamıştır (, bilakis tüm mahlûkat sevinmiştir). (Helâk vakitleri geldiğinde) onlar (ileri bir zamana kadar) mühlet verilen kimseler de olmamışlardır.— M.Ustaosmanoğlu
44:29
30
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُه۪ينِۙ ٠٣
Ve lekad necceynâ benî isrâîle minel azâbil muhîn(muhîni).
Andolsun ki; elbette Biz İsrâî loğullarını muhakkak kurtarmıştık o alçaltıcı azaptan...— M.Ustaosmanoğlu
44:30
Yükleniyor...
Duhan
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle