1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ١
Elhamdu lillâhi fâtırıs semâvâti vel ardı câilil melâiketi rusulen ulî ecnihatin mesnâ ve sulâse ve rubâa, yezîdu fîl halkı mâ yeşâu, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Bütün hamdler, o göklerin ve yerin örneksiz yaratıcısı, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanat lar sahibi elçiler kılıcı olan Allâh’a mahsustur! O, yaratışta dilediğini artırır. (Nitekim Cibrîl (Aleyhisselâm)`a altı yüz kanat vermiştir ki; melekler, mertebe ve görevlerine göre, kendilerine verilen bu kanatlar vasıtasıyla, Allâh-u Te`â lâ’nın emirleri doğrultusunda çabucak hareket ederler ve gökten yere inip çıkarlar. Yine böylece dilediği kullarına güzel yüz, güzel ses, uzun boy, düzgün âza, güç kuvvet, anlayış üstünlüğü, güzel saç, güzel yazı, güzel göz, isâbetli görüş, mümin lerin kalplerinde sevilmek ve cömertlik gibi artı meziyetler verir.) Şüphesiz ki Allâh her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr’dir.— M.Ustaosmanoğlu
35:1