وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ ٨٢
Ve kâle raculun mû’minun min âli fir’avne yektumu îmânehû e taktulûne raculen en yekûle rabbiyallâhu ve kad câekum bil beyyinâti min rabbikum, ve in yeku kâziben fe aleyhi kezibuh(kezibuhu), ve in yeku sâdikan yusibkum ba’dullezî yeidukum, innallâhe lâ yehdî men huve musrifun kezzâb(kezzâbun).
Firavun hânedânından olup, imanını gizle mekte olan mümin bir adam (Mûsâ (Aleyhisselâm)` ı tutar gibi görünmemek için orta yollu bir istişâre veriyor muşçasına) dedi ki: “(Suçsuz) bir adamı (sadece) ‘Rab bim ancak Allâh’tır!’ dedi diye mi öldüreceksiniz? Oysa gerçekten o size Rabbiniz katından pek açık mûcizeler getirmiştir. Zaten eğer kendisi bir yalancı olduysa, yalanı(nın vebâli) onun aleyhinedir (ki, bu durumda kimse zarar görmeyeceği için öldürülme sine hâcet yoktur). Ama eğer doğru bir kimse olduysa, o sizi tehdit etmekte olduğu şeylerin (hepsi olmasa bile en azın dan) bir kısmı size isâbet edecektir. Şüphesiz Allâh, öyle bir kimseyi hidâyet etmez ki, o haddi aşıcıdır ve çok yalancı biridir (İşte Allâh böyle birini mûcizelerle destekleyerek muradına erdirmez ve hiçbir hayra eriştirmez. Bilakis onu rezil edip helâke uğratır. Bu durumda da onu niye öldüresiniz?)— M.Ustaosmanoğlu