1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَاعِلِ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلاً اُو۬ل۪ٓي اَجْنِحَةٍ مَثْنٰى وَثُلٰثَ وَرُبَاعَۜ يَز۪يدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ١
Elhamdu lillâhi fâtırıs semâvâti vel ardı câilil melâiketi rusulen ulî ecnihatin mesnâ ve sulâse ve rubâa, yezîdu fîl halkı mâ yeşâu, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Gökleri ve yeri örneksiz yaratan ve melekleri elçiler kılıp onları iki, üç, dört kanatlı olarak yaratan Allah’a hamdolsun (her türlü noksan sıfattan ve mahlukata benzemekten münezzeh olan, her şeyden çok sevilerek ve ibadet edilerek yüceltilmesi gereken sadece O’dur). O, yaratmada dilediğini artırır. Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir (dilediğini yapar, hiç kimse O’nu âciz bırakamaz).— Z. El-Kudsi
35:1