Alak 19 Ayet Mekke · العلق
96

Alak

Asılıp Tutunan · Mekke
96
Asılıp Tutunan · Mekke
العلق
19
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ ١
Ikra’bismi rabbikellezî halak(halaka).
Yaratan Rabbinin adıyla oku.¹ 1 “Kara’e” fiili; okumak, dile getirmek, çağırmak, davet etmek gibi anlamları olsa da aslında anlayarak ve sindirerek okumanın karşılığıdır. Bir diğer ifadeyle, zihnine nakşetmek, iyice yerleştirmek demektir. Kur’an’ın adı da bu fiilden gelir. “Anlaşıla anlaşıla, sindire sindire okunan” demektir. Anlaşılmadan okunan Kur’an’ın bir faydası olmadığı gibi, amacına da uygun değildir. Bu sûre ilk sûre, bu ayet de ilk ayettir. Bu sûrenin ilk defa beş ayeti nazil olmuştur. Bilahare diğer ayetler gelmiştir. Hz. Peygamber, ilk vahyin gelişini özetle şöyle anlatır: Cebrail “Oku!” diyerek Hz. Peygamber’i kucaklar, sıkar. O da “Mâ ene bi-kâri’in” (Ben okuma bilmem) der. Bu olay art arda üç kez tekrar eder. Sonra da melek: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” diyerek ilk beş ayeti indirir. (Bkz. Buhari, Bed’u’l-vahy, 3; Müslim İman, 252). Hz. Peygamber elbette yazılı bir şey okuyacak değildir. Gelen vahyi düşünerek irdeleyecek ve onları insanlara tebliğ edecektir, duyuracaktır, anlatacaktır. “Oku!” emri Kur’an’ın ilk emridir. Bu emir, anlayarak okumanın ve zihne nakşetmenin adı olduğuna göre, anlayarak okumak herkese farzdır. Zaten, zihnin yaşlanmaması, muhakemenin zayıflamaması ve aklın sürekli işler kalması için yararlı ve faydalı her şeyi bir sistem içinde okumak gerekir. Bu okumak rastgele okumak değil, düşüne düşüne, sindire sindire okumaktır. Hakikati araştırmanın yolu zaten anlayarak ve düşünerek okumaktan geçer. Hz. Peygamber’e hitaben gelen vahiy üzerine oku emri, aslında genel bir emirdir, hepimizedir. Biz insanlar da bilgileri okuyarak, düşünerek, araştırarak, sorarak öğreneceğiz ve anlatacağız.— İ. Yakıt
96:1
2
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ ٢
Halakal insâne min alak(alakın).
O, insanı, rahim duvarına yapışıp tutunan döllenmiş bir yumurtadan/embryondan [alak]² yarattı. 2 “Alak” kelimesi çoğul bir kelimedir. Tekili “alaka”dır. Pek çok anlama gelir. Özellikle yapışan, yapışıp tutunan ve yapıştığı yerden beslenen, asalak canlılara özellikle “sülük” denen hayvana verilen addır. Döllenmiş yumurta da rahme yapışıp plasenta yoluyla oradan beslendiği için ona da “alaka” denmiştir. Ceninin plasentasının rahme bağlantısı damarlar ve sinirlerle birçok noktadan olduğu için olsa gerek, çoğul olan “alak” kullanılmıştır. Alak konusunu doktora tezimizin bir bölümünde işlemiştik (Paris, 1979). Sonra Fransızca açıklayıcı bir makale yazdım. Kahire Arap Dil Akademisi makaleyi inceleterek Arapçaya tercüme ettirip El-Urvetu’l-Vuskâ adlı dergide yayımlamıştır. (s. 34, s. 63-65, Kahire, 1982). Bunun tercümesini bizim Kur’an’ı Anlamak adlı kitabımızda bulabilirsiniz. (s. 35-43, İstanbul, 2003). Alaka’yı hep “kan pıhtısı” diye tercüme ettiler. Ceninde kan damarları alaka döneminden iki sonraki dönemde oluşuyor. Kan pıhtısı tabiri eski Hypocrates metinlerinde vardır. M. 9. asırda Grekçe tıp metinleri Arapçaya tercüme edildiğinden İslam literatürüne de girmiştir. Eski tefsirler yoluyla günümüze kadar maalesef “kan pıhtısı” diye yorumlana gelmiştir.— İ. Yakıt
96:2
3
اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ ٣
Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).
Oku!³ Rabbin en büyük lütuf sahibidir. 3 İkinci defa tekrar edilen “Oku!” emrinin, “Davet et, tebliğ et!” anlamının daha belirgin olduğu söylenebilir.— İ. Yakıt
96:3
4
اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ ٤
Ellezî alleme bil kalem(kalemi).
O, kalemle (yazmayı) öğretti.— İ. Yakıt
96:4
5
عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ ٥
Allemel insâne mâ lem ya’lem.
İnsana bilmediklerini öğretti.⁴ 4 Buraya kadarki 5 ayet Hira Mağarası’nda Hz. Peygamber’e Cebrail vasıtasıyla gelen ayetlerdir. Vahiy bir süre kesilir bu süreye “fetret dönemi” denir. Sonra Müddessir Sûresi’nin inmesiyle devam eder. Bu sûrenin diğer ayetleri daha sonra inmiştir. (Krş. Rahmân, 55/1-4)— İ. Yakıt
96:5
6
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ ٦
Kellâ innel insâne le yatgâ.
Şunu iyi bil ki [kellâ!], insan gerçekten azdıkça azıyor,— İ. Yakıt
96:6
7
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ ٧
En reâhustagnâ.
Kendi kendini yeterli gördüğünden.⁵ 5 İnsan kendini devamlı yeterli ve muktedir gördüğünde fütursuzca azar. Edep, kural tanımaz. Yani onda bir nevi güç sarhoşluğu oluşur. Türkçemizde “azgın ve gemsiz at gibi” diye bir deyim vardır. Krş. Leyl, 92/8-10.— İ. Yakıt
96:7
8
اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ ٨
İnne ilâ rabbiker ruc’â.
Oysa dönüşü Rabbinedir.— İ. Yakıt
96:8
9
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ ٩
E reeytellezî yenhâ.
Sen engel olmaya çalışanı gördün mü?⁶ 6 Ebu Cehil, “Eğer Muhammed’i namaz kılarken görürsem, andolsun onun boynunu ezeceğim” demiştir. Bir gün Hz. Peygamber’i namaz kılarken görünce yanına yaklaşmış, ancak düşündüğünü gerçekleştirememiştir. Titreyerek korkuyla kaçmıştır. Ayetler bu olaya işaret etmektedir.— İ. Yakıt
96:9
10
عَبْداً اِذَا صَلّٰىۜ ٠١
Abden izâ sallâ.
Namaz kılarken bir kulu.— İ. Yakıt
96:10
11
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ ١١
E reeyte in kâne alel hudâ.
Gördün mü, (engellenen) ya doğru yoldaysa?— İ. Yakıt
96:11
12
اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ ٢١
Ev emera bit takvâ.
Yahut da Allah’a karşı sorumluluk bilincini telkin [emere] ediyorsa?— İ. Yakıt
96:12
13
اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ ٣١
E reeyte in kezzebe ve tevellâ.
Gördün mü, (engelleyen kimse de) yalanlayan ve yüz çevirense?⁷ 7 Krş. Tâhâ, 20/48; Kıyâmet, 75/31-32; Leyl, 92/14-16— İ. Yakıt
96:13
14
اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ ٤١
E lem ya’lem bi ennellâhe yerâ.
O (inkârcı) bilmiyor mu ki, Allah her şeyi görmektedir.⁸ 8 Krş. Beled, 90/7— İ. Yakıt
96:14
15
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعاً بِالنَّاصِيَةِۙ ٥١
Kellâ le in lem yentehi le nesfean bin nâsıyeh(nâsıyeti).
Hayır, asla! Andolsun eğer o bundan vazgeçmezse elbette onu alnından/perçeminden yakalarız;— İ. Yakıt
96:15
16
نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ ٦١
Nâsiyetin kâzibetin hâtıeh(hâtıetin).
O yalancı, günahkâr alnından/perçeminden.⁹ 9 Krş. Rahmân, 55/41— İ. Yakıt
96:16
17
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ ٧١
Felyed’u nâdiyeh(nâdiyehu).
Haydi bakalım çağırsın yandaşlarını [nâdiye].¹⁰ 10 Müşrik Mekkelilerin şehir meclisindeki kişilerdir. Bu meclisin adı: “Dâru’n-nedve” dir.— İ. Yakıt
96:17
18
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ ٨١
Sened’uz zebâniyeh(zebâniyete).
Biz de zebanileri çağıracağız.— İ. Yakıt
96:18
19
Secde
كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩ ٩١
Kellâ, lâ tutı’hu vescud vakterib. (SECDE ÂYETİ)
Hayır, asla! Sakın sen ona itaat etme! (Allah’a) secde et ve yaklaş.¹¹ 11 Bu ayet secde ayetidir.— İ. Yakıt
96:19
Alak
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle