Beled 20 Ayet Mekke · البلد
90

Beled

Şehir · Mekke
90
Şehir · Mekke
البلد
20
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ١
Lâ uksimu bi hâzel beled(beledi).
Andolsun bu beldeye,¹ 1 Bu belde, Mekke’dir.— İ. Yakıt
90:1
2
وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ٢
Ve ente hıllun bi hâzel beled(beledi).
Sen bu şehirde oturmaktasın [hıllun].— İ. Yakıt
90:2
3
وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ ٣
Ve vâlidin ve mâ veled(velede).
Andolsun babaya ve oğluna², 2 Bazı müfessirlere göre bu ayette Hz. İbrâhim ile oğlu Hz. İsmail kastedilmektedir.— İ. Yakıt
90:3
4
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ ٤
Lekad halaknel insâne fî kebed(kebedin).
Gerçekten Biz insanı zorluklara katlanacak [kebed] hâlde yarattık.— İ. Yakıt
90:4
5
اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ ٥
E yahsebu en len yakdira aleyhi ehad(ehadun).
O, kendisine hiçbir kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor.— İ. Yakıt
90:5
6
يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالاً لُبَداًۜ ٦
Yekûlu ehlektu mâlen lubedâ(lubeden).
Diyor ki: “Ben yığınla mal/servet tükettim.”³ 3 Bu kişinin Velid bin Muğire olduğu rivayeti vardır.— İ. Yakıt
90:6
7
اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ ٧
E yahsebu en lem yerahû ehad(ehadun).
O, kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?— İ. Yakıt
90:7
8
اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ ٨
E lem nec’al lehu ayneyn(ayneyni).
Biz ona vermedik mi iki göz,— İ. Yakıt
90:8
9
وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ ٩
Ve lisânen ve şefeteyn(şefeteyni).
Bir dil ve iki dudak.— İ. Yakıt
90:9
10
وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ ٠١
Ve hedeynâhun necdeyn(necdeyni).
Biz ona iki yol [necdeyn] göstermedik mi?⁴ 4 Krş. İnsan, 76/3. İnsana hayır şer iki yol gösterilmiştir. Tercih ve sorumluluk insana aittir.— İ. Yakıt
90:10
11
فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ ١١
Fe laktehamel akabete.
Fakat o sarp yokuşu [akabe] aşmayı denemedi.— İ. Yakıt
90:11
12
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ ٢١
Ve mâ edrâke mel akabeh(akabetu).
Sarp yokuş nedir bilir misin?— İ. Yakıt
90:12
13
فَكُّ رَقَبَةٍۙ ٣١
Fekku rekabetin.
Boyunduruk çözmektir/köle azat etmektir [fekku rakabetin].⁵ 5 Kölelik ve cariyelik gibi onur kırıcı durumu resmen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ayettir. Vahyin gelişinin ilk beşinci yılında nazil olan bu ayet, bu kurumun oldukça erken bir dönemde kaldırılmaya başlandığını gösteriyor. Bundan sonra gelen ayetler ışığında peyderpey kalkacaktır. Bazı kaynaklar İslamiyet’in geldiği ortamda Mekke’de köle ve câriye sayısının otuz bin civarında olduğunu kaydeder. Nüfusu on bin olan Mekke’nin nerdeyse üç katı oranında. Hz. Peygamber’in vefatına kadar tamamı eridi, kalmadı. Yeni esirler ya mübadele edilecek ya da fidyeleri alınıp serbest bırakılacaktır. İslamiyet insan özgürlüğüne sonuna kadar değer veren bir dindir. Ancak Emeviler tekrar cahiliye dönemine dönerek kölelik ve cariyeliği maalesef tekrar kurumsallaştırdılar. Türklere de sirayet etti tâ ki, Cumhuriyet’e kadar.— İ. Yakıt
90:13
14
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ ٤١
Ev ıt’âmun fî yevmin zî mesgabeh(mesgabetin).
Yahut bir kıtlık gününde doyurmaktır;— İ. Yakıt
90:14
15
يَت۪يماً ذَا مَقْرَبَةٍۙ ٥١
Yetîmen zâ makrabeh(makrabetin).
Akrabalığı olan bir yetimi,— İ. Yakıt
90:15
16
اَوْ مِسْك۪يناً ذَا مَتْرَبَةٍۜ ٦١
Ev miskînen zâ metrabeh(metrabetin).
Yahut aç sefil [metrebe]⁶ bir yoksulu. 6 “Metrebe” kelimesi turab/toprak kelimesinden gelir. Yerde sürünen anlamındadır. Mecâzen çok fakir, aç sefil demektir.— İ. Yakıt
90:16
17
ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ ٧١
Summe kâne minellezîne âmenû ve tevâsav bis sabri ve tevâsav bil merhame(merhameti).
Sonra da iman edip, birbirlerine sabrı/göğüs germeyi tavsiye edenlerden⁷ ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.⁸ 7 Krş. Asr, 103/1-3 8 “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” (Buhari, Edeb 18, Müslim, Fezâ’il, 66).— İ. Yakıt
90:17
18
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ٨١
Ulâike ashâbul meymeneh(meymeneti).
İşte onlar ahiret mutluluğuna eren kimselerdir [meymenet].⁹ 9 Krş. Vâkıa, 56/8— İ. Yakıt
90:18
19
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ٩١
Vellezîne keferû bi âyâtinâ hum ashâbul meş’emeh(meş’emeti).
Ayetlerimizi inkâr edenlere gelince, onlar da kötülüğe saplanmış [meş’emet] kimselerdir.¹⁰ 10 Vâkıa, 56/9, 46— İ. Yakıt
90:19
20
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ ٠٢
Aleyhim nârun mu’sadeh(mu’sadetun).
(Onların cezaları) kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış olan bir ateştir¹¹. 11 Krş. Hümeze, 104/5-9— İ. Yakıt
90:20
Beled
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle