وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ ١٢
Vezkur ehâ âd(âdin), iz enzere kavmehu bil ahkâfi ve kad haletin nuzuru min beyni yedeyhi ve min halfihî ellâ ta’budû illâllâh(illâllâhe), innî ehâfu aleykum azâbe yevmin azîm(azîmin).
(Ey Peygamber!) Ad (kavminin) kardeşi Hûd’u an. Hani o, kendisinden önce ve sonra nice uyarıcılar gelip geçmişken, “Ancak Allah’a kulluk ediniz, muhakkak ki ben size büyük bir azabın gelmesinden korkuyorum”¹² diye Ahkâf bölgesindeki¹³ kavmini uyarmıştı.
12 Bu ve bu nevi uyarıları bütün kavim peygamberleri kavimlerine yapmışlardır. Mesela, Nûh, Hûd, Lût, Şuayb peygamberlerin bu nevi uyarıları için bkz. A’râf 7/59, 65, 73, 85; Hûd, 11/26, 50, 61, 84; Mü’minûn, 23/23, 32; Şuayb, 26/135 vb. 13 Krş. A’râf, 7/65. Ahkâf kelimesi çoğul bir kelimedir. “Rüzgârların çölde oluşturduğu çizgili kum tepeleri’dir” tekili “hıkf”dır. Güney Arabistan’ın/Yemen’in Hadramut ile Umman Denizi arasındaki bölgenin adıdır. Ad kavmi de bu bölgede yaşamıştı.— İ. Yakıt