اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ ٠١
İnnellezîne fetenul mu’minîne vel mu’minâti summe lem yetûbû fe lehum azâbu cehenneme ve lehum azâbul harîk(harîkı).
Muhakkak ki inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenler için cehennem azabı vardır. Yakıcı azap [harîk] da onlar içindir.³
3 Cehennem kelimesi, Sami dil ailesine ait bir kelimedir. İbrancada “cohinnom” olarak telaffuz edilir; “derin kuyu” demektir. Kök itibariyle ateşle bir alakası olmayan bir kelimedir. Nitekim bu sûrede yakıcı azapla cehennem azabı iki ayrı azap türü olarak ayrılmaktadır. Ragıp, Cehennem kelimesinin bir görüşe göre aslının Farsça kökenli “cehennâm” olduğunu söyler. Bu da tutuşturulmuş ateş anlamındadır. Ancak Farsça olduğuna karşı çıkanlar da vardır. Ebu Müslim, “Kehinnâm” sözcüğünden geldiğini savunur (Ragıp).— İ. Yakıt