1
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ ١
Veylun lil mutaffifîn(mutaffifîne).
Ölçü ve tartıdan çalanların/kaçakçılık ve yolsuzluk yapanların vay hâline!¹
1 “Mutaffifîn” kelimesi Arapçada “t-f-f” kökünden gelir ve her türlü eksik ve yanlış ölçüm yapanlar ve hileli ölçüp tartanlar için kullanılır. Bunlar, alışverişine hile katanlar ve insanları aldatanlardır. Fiilin kökünde bir şeyi hile yaparak gizlemek, eksik vermek anlamı vardır. Kısaca kul hakkı yiyenler veya kul hakkı söz konusu olan her fiil için kullanılır. Bu husus sadece küçük esnaflar veya çarşı-pazar esnafı için değil, kul hakkı söz konusu olan, her türlü küçük büyük alışverişleri ve kaçakçılığı kapsar. Semantik olarak incelendiğinde sadece terazi ve metreyle/arşınla vb. gibi maddi ölçü araçlarıyla yapılan hileleri değil, aynı zamanda manevi hileleri yani aldatmaya dayalı her türlü eylemleri de içine alır. Nitekim gizli ve saklı aldatmaları ve devletten vergi kaçırmaları da buraya dâhil edebileceğimiz bir kavramdır. Kısaca ifade etmek gerekirse hem hırsızlık hem de yolsuzluktur. Fransızca meâllerde de bu ayetin bizim yorumladığımız gibi yorumlarına rastlıyoruz. Mesela M. Hamidullah, D. Masson, R. Blachère; “mutaffifîn” kelimesini “fraudeurs” kelimesiyle tercüme etmişler. Bu kelime; “hileci, dalavereci, madrabaz, kaçakçı vb” demektir. Jacques Berque ise, “escamoteurs” kelimesiyle tercüme etmiştir. Bu da “Usta hırsız, hokkabaz, araklayıcı, aşırıcı, çalan çırpan vb” demektir.— İ. Yakıt
83:1