وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ ٢١
Ve lekad âteynâ lukmânel hikmete enişkur lillâh(lillâhi), ve men yeşkur fe innemâ yeşkuru li nefsih(nefsihî), ve men kefere fe innellâhe ganiyyun hamîd(hamîdun).
Andolsun Biz, Lokman’a³ hikmet verdik (ve dedik ki): “Allah’a şükret! Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, muhakkak ki Allah, Ganîy’dir, Hamîd’dir.”
3 Lokmân: İslam dünyasında, efsanevi bir bilge ve bir tıp dehasıdır. Kur’an’da ancak hakîm, yani hikmet sahibi bir bilgin, bir filozof olarak bahsedilir. Gerçi eski filozofların tümü hekimdi. Bunun kim olduğu hatta yaşayıp, yaşamadığı bile tartışma konusu olmuştur. Kimine göre, Hz. Eyyüb’un kız kardeşinin veya teyzesinin oğludur. Babasının adı Bâurâ’dır. Bin yıl yaşadığı rivayet edilir. Hz. Davud’a yetişmiş ondan ilim öğrenmiştir. Kimine göre, Antik dünyanın bilgelerinden Ezop (Aesop)’tur. Kimine göre de başka biridir. Benim kanaatime göre MÖ 6. asırda yaşamış, Pers istilalarından dolayı önce Mora Yarımadası’nda Thebai’ye, sonra da İtalya’da Kraton’a göçen aslen Anadolu İonya düşünürlerinden olan ve Kroton’da dünyanın ilk tıp merkezini kurmuş bulunan Alkmeon olması akla daha yakındır. Çünkü Grekçe Alkmeon, Arap harfleriyle yazıldığında “Alkmeun” gibi bir kelime ortaya çıkar. Baştaki elif zait kabul edilirse geriye “Lukmeun” kalır. Bu da “Lukmaun” olarak teleffuz edilir. Zaten Arapçada “o” harfi olmadığından Araplar “lukmân” diye telaffuz etmişlerdir. Bu da bildiğimiz Lokmân’dır. Bu sebeple eski büyük hekimlerden gerek fonetik ve gerekse ortografik olarak Lokmân’a en yakın teleffuz meşhur filozof-tabib Alkmeon’un ismidir. Onun İslam dünyasındaki adıdır diye düşünüyorum. Zaten bu kelime muarrapdır yani Arapçalaştırılmış, Arapçaya sonradan girmiş kelimedir.— İ. Yakıt