وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫ت۪ينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍۜ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُب۪ينُ ٦١
Ve varise suleymânu dâvûde ve kâle yâ eyyuhen nâsu ullimnâ mentıkat tayrı, ve ûtînâ min kulli şey’(şey’in), inne hâzâ le huvel fadlul mubîn(mubînu).
Süleyman Davud’a vâris oldu ve “Ey insanlar! Bize kuşların mantığı/dili⁶ [mantıka’t-tayr] öğretildi ve bize herşeyden verildi. Muhakkak ki bu apaçık bir lütuftur” dedi.
6 Mantık, doğru düşünmek ve meramı doğru ifade etmek anlamındadır. Nitekim “nutuk” kelimesi de buradan gelir. İnsanlardaki mantık/nutuk cogitatif akılla sağlanır. Cogitatif akıl, düşünce gerektiren akıldır. Hüküm mantığı kullanan akıldır. Hayvanlardaki mantık ise instenktif akılla yani içgüdüsel yolla sağlanır. Paket bilgi gibi her türe ait davranış şekilleri ve yolları içgüdüsel olarak doğuştan getirirler. Hayvanların, çıkardıkları sesler, ses tonları, hâl ve hareketlerinin hepsinin bir anlamı vardır. Özellikle hayvan eğiticileri bunları bilir. Bu işin de bir bilgisi ve ilmi vardır. Ayette ise bu konudaki bilgi Hz. Süleyman’a öğretilmiştir. Bir diğer ifadeyle bu bilgiyi öğrenme imkânı kendisine sağlanmıştır diye düşünüyoruz. “Kuşların dili” tabiri aynı zamanda sembolik bir ifadedir. Hz. Süleyman’ın yönetiminde sadece insan hakları değil, aynı zamanda hayvan hakları hatta kuşların hakkının bile korunduğunu da sembolize etmektedir.— İ. Yakıt