مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يماً فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ ٥١
Meselul cennetilletî vuidel muttekûn(muttekûne), fîhâ enhârun min mâin gayri âsin(âsinin), ve enhârun min lebenin lem yetegayyer ta’muh(ta’muhu), ve enhârun min hamrin lezzetin liş şâribîn(şâribîne), ve enhârun min aselin musaffâ(musaffen), ve lehum fîhâ min kullis semerâti ve magfiretun min rabbihim, ke men huve hâlidun fîn nâri ve sukû mâen hamîmen fe kattaa em’âehum.
Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlara vaat edilen cennet misali⁵ şöyledir: Orada hiç bozulmayan/her an taze suların aktığı ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren içkiden [hamr] ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar vardır. Orada onlar için her çeşit meyve ve ayrıca Rablerinden bir bağışlanma da vardır⁶. (Bu kimseler) ateşte sürekli kalacak olan ve bağırsaklarını paramparça edecek kaynar su içirilen kimseler gibi olur mu?
5 Ayet “meselu’l-cenneti” ifadesiyle başlıyor. Bu ise, cennetin misali, örneği demektir. “Cennet” ile ilgili tasvirler tıpkı cehennemle ilgili olanlarda olduğu gibi, temsilidir. Fizik ötesi âlem, fizikî âlemden örneklerle tasvir edilmektedir. Bu Kur’an’ın bir üslûbudur. Her şeyi maddi ve somut düşünen bir insana, fizik ötesi bundan daha güzel bir üslupla anlatılamaz. 6 Krş. Tevbe, 9/72— İ. Yakıt