وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ ٨٢
Ve kâle raculun mû’minun min âli fir’avne yektumu îmânehû e taktulûne raculen en yekûle rabbiyallâhu ve kad câekum bil beyyinâti min rabbikum, ve in yeku kâziben fe aleyhi kezibuh(kezibuhu), ve in yeku sâdikan yusibkum ba’dullezî yeidukum, innallâhe lâ yehdî men huve musrifun kezzâb(kezzâbun).
Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır diyor diye bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık belgeler/deliller [beyyinât] getirmiştir. Eğer yalan söylüyorsa, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, size vaat ettiklerinin bir kısmı başınıza gelir.¹⁷ Muhakkak ki Allah aşırı giden [musrif] ve çok yalan söyleyen kimseyi doğru yola iletmez.”¹⁸
17 Peygamberlerin vaat ettiklerinin hepsi gerçekleşir. Hâlbuki burada “bir kısmı” deniyor. Zamahşerî’ye göre bu, Firavun ve adamlarını tamamen kızdırmamak içindir. Maturidî, öldürülmekten korktuğu için imanını gizleyen bu adam, Hz. Musa’nın da öldürüleceğini duyunca, bir peygamberi ölümden kurtarmak için kendi can korkusunu hiçe saymıştır demektedir. Buhari’nin anlattığına göre, Resulullah Kâbe’de namaz kılarken, müşriklerden Ukbe bin Ebu Muayt gelir ve hırkasıyla boynuna dolar ve şiddetle sıkar. Hemen Hz. Ebu Bekir görür ve Ukbe’yi omuzlarından kuvvetle çeker ve geriye iter sonra da “Rabbim Allah dediği için onu öldürecek misiniz? Oysa o size Rabbinizden ayetler getirmiştir” ayetini okur. İşte bu ayet de o zamanlar nazil olmuştur. (Buhari, Fezâilu’l-Ashâbı’n-Nebi, 5) 18 Hz. Peygamber, “Cihadın en faziletlisi, zalim sultanın karşısında hakkı ve adaleti söylemektir” buyurmuştur. (Ebu Davud, Melâhim, 17; Tirmizî, Fiten, 13).— İ. Yakıt