يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاساً يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشاً۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ ٦٢
Yâ benî âdeme kad enzelnâ aleykum libâsen yuvârî sev’âtikum ve rîşâ(rîşâen) ve libâsut takvâ zâlike hayr(hayrun), zâlike min âyâtillâhi leallehum yezzekkerûn(yezzekkerûne).
Ey Âdemoğulları, içinizdeki kötü arzu ve hevesleri örtecek, sizi iyiliğe götürecek, size güzel şeyler yaptıracak kurallar koyduk! Kalbinize sevgiyi, saygıyı, fedakârlığı, samimiyeti, dürüstlüğü, iyi bir insan olma değerlerini yerleştirdik! İşte bunlar sizin takva elbisenizdir. Bunlara uyarak yaşamanız daha hayırlıdır. Ayrıca size yol gösteren bilgiler, sizi yanlışlardan uzaklaştıracak hükümler verdik! Bunlar Rabbinizin ayetlerindendir. Düşünüp öğüt alırsınız.— M. Çoban