وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى ٦٢
Ve kem min melekin fîs semâvâti lâ tugnî şefâatuhum şey’en illâ min ba’di en ye’zenallâhu limen yeşâu ve yerdâ.
Göklerde nice güçlü varlıklar vardır ki; onlardan hiçbirinin başkasına yardım etme hakkı, yetkisi yoktur. Buna rağmen sizler taptığınız putlarınız için bunlar Allah katında bize şefaat edecekler, hesap günü lehimize şahitlik edip bizi cezadan kurtaracaklar diyorsunuz. Melekler de bize şefaat edip cezadan kurtaracak diyorsunuz. İyi bilin ki, göklerdeki meleklerden, putlarınızdan, insanlardan veya sevdiğiniz kişilerden şefaatçiler olsa bile hiçbir işe yaramaz. Meğerki Allah sizin lehinize şefaat edeceklere izin versin! Allah izin vermeden sizin uydurduğunuz şefaatçiler lehinize şahitlik ederek şefaat edemez. Eğer onların lehinize şefaat edeceğine inanıyorsanız, haydi deliliniz varsa getirin! Rabbiniz hangi meleğe, hangi puta, hangi insanlara şefaat izni vermiştir?— M. Çoban