ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً وَلَا يُنْقِذُونِۚ ٣٢
E ettehızu min dûnihî âliheten in yuridnir rahmânu bi durrin lâ tugni annî şefâatuhum şey’en ve lâ yunkızûn(yunkızûni).
" Sizler gibi Allah’tan başka ilahlar mı edineyim? Uydurduğum ilahların yasalarına mı uyayım? Sizler, insanlardan bazılarına ilahlık payesi vererek yasalarına uyuyorsunuz. Allah’ın yasalarına uymuyorsunuz. Hâlbuki Allah çok esirgeyici çok bağışlayıcıdır. Unutmayın ki, Allah bana ceza verecek olsa, Allah’tan başka beni kurtaracak yoktur. Hesap günü şefaatiyle bana yardım edeceğine, cezadan beni kurtaracağına inandığım kimseler yoktur. Onlar beni asla kurtaramaz. Zaten onların da başı kendi hesaplarıyla derttedir. Yeryüzünde kendi ilkelerini, kendi yasalarını uygulayarak, Allah’a karşı gelenler, insanların ilkelerine, insanların yasalarına uyanlar elbette cezalandırılacaklar!"— M. Çoban