اِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ ٤
İn neşe’ nunezzil aleyhim mines semâi âyeten fe zallet a’nâkuhum lehâ hâdıîn(hâdıîne).
Biz dilersek onların üzerine bir ayet göndeririz. Hiçbir şey yapamazlar. Etraflarındaki ayetleri görmüyorlar mı? Bilseler; gökyüzündeki ay, güneş, yıldızlar ayetlerimizdir. Fırtına, şimşek, yıldırım, sel, deprem, yanardağ patlamaları, kıtlıklar, yokluklar, bolluklar ayetlerimizdir. Göktaşlarını görmüyorlar mı? Onlardan birini üstlerine düşürmüş olsaydık ne yapabilirlerdi? Veya ayı, güneşi dünyaya yakınlaştırsaydık, engellemeye güçleri yeter miydi? Hesaplayabilirler mi? Güneş onlara birazcık yaklaştırılsa veya birazcık uzaklaştırılsa halleri nice olur?— M. Çoban