1
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ١
Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).
De ki: "Sığınırım karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe! Benim Rabbim gecenin karanlıklarını sabahın aydınlığına çıkardığı gibi bütün karanlıkları aydınlığa çıkarır." Sıkıntılar yaşayarak karanlığa düşebiliriz. Maddi manevi bocalamalar geçirebiliriz. Bazen aklımız, mantığımız, bizi bocalamalara itebilir. Yaşadığımız toplumda gerçekler unutulup yalanlar üzerine bir yaşam kurulabilir. Yalanlar insanların hayatını karanlıklara itebilir. Gerçeğin gerçeklerin aydınlığı insanları kuşatmayabilir. Bazı olayları anlamakta güçlük çekerek sıkıntılar yaşayabiliriz. Bütün bunlar hayatımızda karanlık köşeler oluşturur. İçimizi bir sıkıntı, bir huzursuzluk kaplar. Ancak bilirim ki Rabbim karanlıklardan aydınlığa insanları ulaştırır. Rabbime sığınırsam elbette ki Rabbim beni sıkıntılardan mutluluklara, karanlıklardan aydınlığa ulaştırır. O’nun karanlıkları yarıp insanları aydınlığa ulaştırması tıpkı gecenin sabaha erişmesi gibidir. Bilirim ki her sıkıntının her karanlığın bir sabahı vardır. Sabah geldiğinde aydınlık insanı kucaklar. Rabbim bunu her gün bana gösteriyor. Ve ben Rabbimin sonsuz gücüne, O’nun beni sevdiğine, beni koruyup gözettiğine inanır, O’na sığınırım. Bunaldığım her konuda Rabbimden yardım dilerim. O’nun bana gönderdiği bilgiler sıkıntılarımı çözer. Bana yol gösterir. Unuttuğum gerçekleri hatırlatır. Anlayamadığım olayların gerçeklerini öğretir. Ve ben öğrendiğim gerçeklerle sıkıntılarımdan kurtulurum. Her şeyin yaratıcısı, her şeyin sahibi olarak inandığım Rabbime olan inancımla hiçbir sorunun içinde kaybolmam. Her sıkıştığımda O’na başvurur, O’ndan yardım dilerim. O benden hiçbir karşılık beklemeden bana yardım eder. Beni korur ve gözetir. Bana yol gösterir. Bunun için bir ücret ödemem gerekmez.— M. Çoban
113:1