Felak 5 Ayet 30. Cüz الفلق
113

Felak

— Açılma
5 Ayet 30. Cüz
الفلق
113
Felak
5 Ayet
الفلق
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ١
Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).
De ki: "Sığınırım karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe! Benim Rabbim gecenin karanlıklarını sabahın aydınlığına çıkardığı gibi bütün karanlıkları aydınlığa çıkarır." Sıkıntılar yaşayarak karanlığa düşebiliriz. Maddi manevi bocalamalar geçirebiliriz. Bazen aklımız, mantığımız, bizi bocalamalara itebilir. Yaşadığımız toplumda gerçekler unutulup yalanlar üzerine bir yaşam kurulabilir. Yalanlar insanların hayatını karanlıklara itebilir. Gerçeğin gerçeklerin aydınlığı insanları kuşatmayabilir. Bazı olayları anlamakta güçlük çekerek sıkıntılar yaşayabiliriz. Bütün bunlar hayatımızda karanlık köşeler oluşturur. İçimizi bir sıkıntı, bir huzursuzluk kaplar. Ancak bilirim ki Rabbim karanlıklardan aydınlığa insanları ulaştırır. Rabbime sığınırsam elbette ki Rabbim beni sıkıntılardan mutluluklara, karanlıklardan aydınlığa ulaştırır. O’nun karanlıkları yarıp insanları aydınlığa ulaştırması tıpkı gecenin sabaha erişmesi gibidir. Bilirim ki her sıkıntının her karanlığın bir sabahı vardır. Sabah geldiğinde aydınlık insanı kucaklar. Rabbim bunu her gün bana gösteriyor. Ve ben Rabbimin sonsuz gücüne, O’nun beni sevdiğine, beni koruyup gözettiğine inanır, O’na sığınırım. Bunaldığım her konuda Rabbimden yardım dilerim. O’nun bana gönderdiği bilgiler sıkıntılarımı çözer. Bana yol gösterir. Unuttuğum gerçekleri hatırlatır. Anlayamadığım olayların gerçeklerini öğretir. Ve ben öğrendiğim gerçeklerle sıkıntılarımdan kurtulurum. Her şeyin yaratıcısı, her şeyin sahibi olarak inandığım Rabbime olan inancımla hiçbir sorunun içinde kaybolmam. Her sıkıştığımda O’na başvurur, O’ndan yardım dilerim. O benden hiçbir karşılık beklemeden bana yardım eder. Beni korur ve gözetir. Bana yol gösterir. Bunun için bir ücret ödemem gerekmez.— M. Çoban
113:1
2
مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ٢
Min şerri mâ halak(halaka).
İnanıyorum ki gördüğüm görmediğim, bildiğim bilmediğim bütün varlıkları Rabbim yaratmıştır. Rabbimin yarattığı varlıkların isteyerek veya istemeyerek, bilerek veya bilmeyerek bana kötülüğü dokunabilir. Hiçbir art niyet beslemeden yaratılan varlıkların şerrinden Rabbime sığınırım. Bilirim ki Rabbim istemezse onların bana hiçbir kötülüğü dokunmaz. Bazen içimi korkular sarar. Bazen karanlıklardan sesler işiterek rahatsız olurum. Bazen insanların düşünceleri davranışları beni korkutur. Hemen Rabbime sığınırım. Bilirim ki Rabbime sığındığımda onların kötülüğü bana dokunamaz. Çünkü Rabbimin gücüne inanmış ona sığınmışımdır. Rabbime sığındığım zaman kalbimi ferahlık kaplar. İçimde bir güç hissederim. Moralim yerine gelir. Bütün korkularımın uçup gittiğini görürüm. Bütün kalbimle, aklımla, düşüncelerimle bunu hissederim. Bilirim ki Rabbim beni korumuş, bana güç ve kuvvet vermiştir.— M. Çoban
113:2
3
وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ٣
Ve min şerri gâsikın izâ vekab(vekabe).
Bazen gecenin karanlığı çöktüğü zaman kötülüklerin insana zarar vereceğini düşünürüm. Çünkü karanlık birçok şeyi gizler. Kötülük sahiplerinin gecenin karanlığında hareket etmeleri daha kolaydır. Onlara karşı kendimi güçlendiririm. Rabbime sığınır ondan yardım dilerim. Rabbim bana öğretmiştir ki; gereken tedbirleri almalıyım. Gecenin karanlığında güçlü olmalıyım. Korkularıma yenilip kendimi koyuvermemeliyim. Bende böyle yaparım. Rabbime olan inancımla güçlenirim. İnanırım ki; Rabbim korudukça bana gecelerin kötülükleri asla dokunamaz. Gerçeklere göre düşünmeyen, yalanlar üzerine kurulu hayat yaşayanların cehaletin karanlığında yaptığı kötülükler, Rabbime inandığım müddetçe bana dokunamaz. Rabbim hiçbir kötülüğe sürekli izin vermez. Kötülüklere karşı nasıl mücadele vereceğimizi öretir. Yalanı, yalancıyı öğretir. Rabbimi dinlersem, dedikleriyle olayları değerlendirirsem, yalan ve yalancılar ortaya çıkar. Yalan ve yalancıların kararttığı dünya, ortaya çıkan yalanlarıyla aydınlığa kavuşur. Rabbim bana bu yolda sürekli yardım eder. Çünkü ben ona inanmış ve ona sığınmışımdır. Zulmün karanlığı Rabbime sığındıkça dağılır gider. Bana; zulme karşı inanç, azim, ferahlık gelir. Zulümle mücadele ederken beni hiçbir şey yıldıramaz.— M. Çoban
113:3
4
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ٤
Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad(ukadi).
Bazı insanlar vardır ki düğümlere üfleyip tükürerek büyü yaparlar. Büyüleriyle insanlara zarar verirler. İster erkek olsun ister kadın, bütün büyücülerin şerrinden Rabbime sığınırım. Onların yaptığı kötülükler insanların kalplerine düşüncelerine hitap edilmesiyle etki yapar. Çünkü onlar yardımcılarıyla insanların kalplerini karartırlar. Biz büyü yaptırdık diye insanların kalbine korku salarlar. Böylece etkilemeyi düşünürler. Hâlbuki onların sözlerinin hiçbir gerçeği yoktur. Rabbim istemedikten sonra onların sözlerinin hiçbir anlamı yoktur. Ancak insan zaafa düşer, onların sözlerine inanırsa etkilenir. Sözlerden etkilenenlerin kalbinde zaaf oluşur. Zaaf korku doğurur. Korku etkileşim gösterir. Bilirim ki Rabbim bütün gerçekleri açıklamıştır. Hiçbir insanın diğer insan üzerinde egemenliği yoktur. Ancak insan düşüncelerine, duygularına yenilirse zaafa uğrar, zaafıyla insanların egemenliğine girer. Değilse düğümlere üfleyenlerin, üflediklerinin ve tükürükleriyle yaptıklarının insanlar üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Onların etkisi sadece ortalıkta dolaşan, insanı zaafa uğratan, yapılan şeylere inanmaya müsait olan insanların zaaflarından kaynaklanır. Aksi halde onlara inanmayan, büyücülerin sözlerine aldanmayan, büyü yapanları yalancı sayanlara hiçbir şey olmaz. Üstelik onlara inanmayan Rabbine inanmış, gerçekten Rabbine sığınmış ise yapılanların hiçbir etkisi olmaz. Ama ufacık bir şüphe, ufacık bir acaba, Rabbe olan imanı tüketir ve yalancının egemenliğini gerçekleştirir. Ve yapılanlara inanmaya hazır bir insan ortaya çıkarır. Böyle bir insan zaten kendi zaafıyla kendini etkilemiştir. Ben Rabbime sığındım. Onların yalancı olduğuna inanarak böyle bir zaafa düşmem. Onlar beni etkileyemez. Rabbim onları yalancılardan saymış, onların hiçbir gücünün olmadığını açıklamıştır. Andolsun ki onlar büyük bir sapıklık ve küfür içindedirler. Ben onlardan uzağım. Ben yalandan uzaklaştım. Sadece gerçekler üzerindeyim.— M. Çoban
113:4
5
وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ٥
Ve min şerri hâsidin izâ hased(hasede).
İnsanlar beni çekiştirebilir. Beni kıskanabilir. Büyük bir çekememezlik içinde iyi günlerine hasret kalırlar. Onlar çekememezlikleriyle çıldırmışçasına kötülük yapmaya çalışırlar. Onların kötülük bulaştırmak için araştırdıkları üzerimde bulunmaz. Çünkü ben gerçekler üzerineyim. Onların kullanabileceği hiçbir yalan, hiçbir ikiyüzlülük bende bulunmaz. Onların bana kötülük edebilmeleri için üzerime yalan atmaları, hakkımda iftirada bulunmaları gerekir. Üzerime atılacak yalan ve iftiralara karşı bir şey yapamam. Onların yalan ve iftiralarına karşılık Rabbime sığınırım. Bilirim ki Rabbim beni gerçeklerle aydınlatır. Onların yalanlarını, iftiralarını gerçeklerle ortaya çıkarır. Belki zaman alır ama yalanları, iftiraları mutlaka ortaya çıkar. Buna bütün kalbimle inanırım. Rabbimin bana bu konuda yardım edeceğine inanırım. Kaldı ki benim onların iftiralarından, yalanlarından, korkmama gerek yoktur. Çünkü kendimle barışık bir insanım. Sözüm kalbimin söylediğidir. Eylemim inancımın eylemidir. Yaptığım insanların iyiliğinedir. Söylediğimden yaptığımdan çıkar beklemem. Rabbimden gelen doğruları insanlara bildirir, elimden geldiğince yardım ederim. İnsanlar üzerinden hiçbir çıkar sağlamam. Yalan, iftira atanların amacı çıkar sağlamaktır. İnançlı varlığım onların çıkar sağlamalarının önünde engeldir. O nedenle beni karalayıp aradan çıkarmak isterler. Ancak onlar beni ne kadar karalamaya çalışırsa çalışsınlar huzursuz olmam. Onların söyleyeceği yapacakları her türlü kötülükten uzak yaşarım. Onların atacağı iftiralar yalanlar boşlukta kalır. Riya ve ikiyüzlülük benim en büyük düşmanımdır. Ben böyle bir yol benimsemişken kim beni yalanlarıyla iftiralarıyla karalayabilir? Sürekli kendimle hesaplaşırım. Rabbim bana hep yardım eder. Rabbimin yardımıyla kıskanç hasetçi insanların tuzaklarından uzak yaşarım.— M. Çoban
113:5
Felak
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle