مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ ٧
Mâ efâ allâhu alâ resûlihî min ehlil kurâ fe lillâhi ve lir resûli ve lizîl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vebnis sebîli key lâ yekûne dûleten beynel agniyâi minkum, ve mâ âtâkumur resûlu fe huzûhu ve mâ nehâkum anhu fentehû, vettekûllâh(vettekûllâhe), innallâhe şedîdul ikâb(ikâbi).
Allah’ın fethedilen memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın Resulüne kazandırdığı mallar Allah’a, Resulüne, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara aittir. O mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet olmasın diye böyle hükmedilmiştir. Ganimetlerden Resul size ne verdiyse onu alın! Neyi almanızı yasak ettiyse ondan vazgeçin! Allah’ın yasası böyledir. Allah’ın yasasına uyun! Allah’a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah’ın azabı çetindir.— M. Çoban