فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ ٩٢
Fe kefâ billâhi şehîden beynenâ ve beynekum in kunnâ an ibâdetikum le gâfilîn(gâfilîne).
"Şimdi bizimle sizin aranızda Allah’ın şahit olması yeter. Doğrusu biz sizin bize ibadet etmenizden habersizdik." diyerek yalanlarlar. Gerçekten kendisine İlah diye tapınılan ayın, güneşin, yıldızın, ateşin veya herhangi bir insanın, cahil insanların yaptıklarından haberleri yoktur. İlahlaştırılıp tapılan Allah’ın Resullerinin ne günahı vardır? Kendisine tapınılan ayın, güneşin, yıldızların, ateşin veya tahtadan, taştan, tunçtan yaptıkları heykellerin ne günahı var? İnsanların içinde yaşamış doğru, temiz, akıllı ve bilgin insanların, sonraki yıllarda kendilerinin ilahlaştırılıp tapınılmasında ne günahları var? Yeryüzünde şeytanlaşarak tağutlaşmamış, insanlara kendi yasalarıyla hükmederek yaşarken ilahlığını dikte ettirmemiş insanların ne günahı vardır? Elbette; suçlular ile suçsuzlar ahirette birbirlerinden ayrılacak, gerçekler bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.— M. Çoban