1
هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـٔاً مَذْكُوراً ١
Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ(mezkûren).
Gerçekten insan (türü) üzerinde dehirden (zamandan) öyle (uzun) bir müddet gelip- geçti ki o, (var olduğu hâlde henüz insan olarak) anılmaya değer bir şey (insanlıkla tanınan, insanı değerlerle anılan ve henüz tekâmül sürecini geçiren bir varlık) bile değildi. *— İ. Aktaş
76:1