1
قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ ف۪ي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ١
Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilallâhi vallâhu yesmeu tehâvurekumâ, innellâhe semî’un basîr(basîrun).
(Resulüm!) Kocası hakkında seninle tartışan (hakkını, hukukunu arayan ve bu konuda direnen) ve Allah’a şikâyette bulunan (mağdur kadın)ın sözünü Allah elbette işitmiştir. Allah, aranızda geçen konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphe yok ki Allah (her an hakkıyla) işitendir, hakkıyla görendir. *— İ. Aktaş
58:1