Abese 42 Ayet 30. Cüz عبس
80

Abese

— Surat Astı
42 Ayet 30. Cüz
عبس
80
Abese
42 Ayet
عبس
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ ١
Abese ve tevellâ.
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.— E. Demiryent
80:1
2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ ٢
En câehul a’mâ.
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.— E. Demiryent
80:2
3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ ٣
Ve mâ yudrîke leallehu yezzekkâ.
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!— E. Demiryent
80:3
4
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ ٤
Ev yezzekkeru fe tenfeahuz zikrâ.
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!— E. Demiryent
80:4
5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ ٥
Emmâ menistagnâ.
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)— E. Demiryent
80:5
6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ ٦
Fe ente lehu tesaddâ.
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)— E. Demiryent
80:6
7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ ٧
Ve mâ aleyke ellâ yezzekkâ.
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)— E. Demiryent
80:7
8
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ ٨
Ve emmâ men câeke yes’â.
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.— E. Demiryent
80:8
9
وَهُوَ يَخْشٰىۙ ٩
Ve huve yahşâ.
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.— E. Demiryent
80:9
10
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ ٠١
Fe ente anhu telehhâ.
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.— E. Demiryent
80:10
11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ ١١
Kellâ innehâ tezkirah(tezkiratun).
Hayır! Şüphesiz bu (Kur’ân) bir öğüttür.— E. Demiryent
80:11
12
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ ٢١
Fe men şâe zekerah(zekerahu).
Artık (iki cihan saadetini kazanmayı) isteyen kimse (îmân ederek) ondan (Kur’ân’dan) öğüt alır.— E. Demiryent
80:12
13
ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ ٣١
Fî suhufin mukerrameh(mukerrametin).
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.— E. Demiryent
80:13
14
مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ ٤١
Merfûatin mutahherah(mutahheratin).
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.— E. Demiryent
80:14
15
بِاَيْد۪ي سَفَرَةٍۙ ٥١
Bi eydî seferah(seferatin).
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)— E. Demiryent
80:15
16
كِرَامٍ بَرَرَةٍۜ ٦١
Kirâmin berarah(beraratin).
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)— E. Demiryent
80:16
17
قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ ٧١
Kutilel insânu mâ ekferah(ekferahu).
Kahrolası (kâfir) insan, ne kadar da nankördür.— E. Demiryent
80:17
18
مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ ٨١
Min eyyi şey’in halakah(halakahu).
Allah, onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?— E. Demiryent
80:18
19
مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ ٩١
Min nutfeh(nutfetin), halakahu fe kadderah(kadderahu).
Bir nutfeden (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığından) yarattı da ona (en güzel sûrette) şekil verdi.— E. Demiryent
80:19
20
ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ ٠٢
Summes sebîle yesserah(yesserahu).
Sonra ona, (annesinin karnından çıkış) yolu (nu) kolaylaştırdı— E. Demiryent
80:20
21
ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ ١٢
Summe emâtehu fe akberah(akberahu).
Sonra (takdir edilen ecel vakti gelince)... Onu öldürdü de kabre koydurdu.— E. Demiryent
80:21
22
ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُۜ ٢٢
Summe izâ şâe enşerah(enşerahu).
Sonra (âhiret hayat için) onu, dilediği zaman tekrar diriltir.— E. Demiryent
80:22
23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۜ ٣٢
Kellâ lemmâ yakdı mâ emerah(emerahu).
Hayır! (O kâfir insan) Allah’ın kendisine emrettiğini (îmân ve taati) yerine getirmedi.— E. Demiryent
80:23
24
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ ٤٢
Felyanzuril insânu ilâ taâmih(taâmihî).
İnsan (tefekkür ederek) yediği yiyeceğine, bir baksın.— E. Demiryent
80:24
25
اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَباًّۙ ٥٢
Ennâ sabebnel mâe sabbâ(sabben).
Biz (canlıların hayat kaynağı olan) suyu (yağmuru, bulutlar vasıtasıyla) bol bol yağdırdık.— E. Demiryent
80:25
26
ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقاًّۙ ٦٢
Summe şekaknel arda şakkâ(şakkan).
Sonra (içinden bitkiler çıkması için) toprağı güzelce yardık.— E. Demiryent
80:26
27
فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَباًّۙ ٧٢
Fe enbetnâ fîhâ habbâ(habben).
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.— E. Demiryent
80:27
28
وَعِنَباً وَقَضْباًۙ ٨٢
Ve ineben ve kadbâ(kadben).
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.— E. Demiryent
80:28
29
وَزَيْتُوناً وَنَخْلاًۙ ٩٢
Ve zeytûnen ve nahlâ(nahlen).
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.— E. Demiryent
80:29
30
وَحَدَٓائِقَ غُلْباًۙ ٠٣
Ve hadâika gulbâ(gulben).
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.— E. Demiryent
80:30
Yükleniyor...
Abese
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle