اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ ٤
Allâhullezî halakas semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arş(arşi), mâ lekum min dûnihî min veliyyin ve lâ şefîi(şefîin), e fe lâ tetezekkerûn(tetezekkerûne).
O Allah, gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri (bir anda yaratmak yerine, hikmetine binâen, dünya günlerinden) altı gün (miktarına denk gelecek bir süre) de, (altı evrede) yaratan ve (yaratmış olduğu en büyük cisim olan) arşı hükmü altında tutandır. Sizin O’ndan başka ne bir dostunuz ne de bir yardımcınız vardır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?— E. Demiryent