Saffat 182 Ayet 23. Cüz الصافات
37

Saffat

— Saf Tutanlar
182 Ayet 23. Cüz
الصافات
37
Saffat
182 Ayet
الصافات
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالصَّٓافَّاتِ صَفاًّۙ ١
Ves sâffati saffâ(saffen).
1-2-3-4. (Allah’a ibadet için) saf saf dizilen (melek) lere, (bulutları sevk eden ve ilham yoluyla insanları) kötülüklerden meneden (melek) lere ve zikri (Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı) okuyanlara kasem olsun ki, (ey insanlar!) Şüphesiz, sizin ilâhınız, tek bir ilâh (olan Allah’) tır.— E. Demiryent
37:1
2
فَالزَّاجِرَاتِ زَجْراًۙ ٢
Fez zâcirâti zecrâ(zecran).
1-2-3-4. (Allah’a ibadet için) saf saf dizilen (melek) lere, (bulutları sevk eden ve ilham yoluyla insanları) kötülüklerden meneden (melek) lere ve zikri (Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı) okuyanlara kasem olsun ki, (ey insanlar!) Şüphesiz, sizin ilâhınız, tek bir ilâh (olan Allah’) tır.— E. Demiryent
37:2
3
فَالتَّالِيَاتِ ذِكْراًۙ ٣
Fet tâliyâti zikrâ(zikran).
1-2-3-4. (Allah’a ibadet için) saf saf dizilen (melek) lere, (bulutları sevk eden ve ilham yoluyla insanları) kötülüklerden meneden (melek) lere ve zikri (Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı) okuyanlara kasem olsun ki, (ey insanlar!) Şüphesiz, sizin ilâhınız, tek bir ilâh (olan Allah’) tır.— E. Demiryent
37:3
4
اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌۜ ٤
İnne ilâhekum le vâhıd(vâhıdun).
1-2-3-4. (Allah’a ibadet için) saf saf dizilen (melek) lere, (bulutları sevk eden ve ilham yoluyla insanları) kötülüklerden meneden (melek) lere ve zikri (Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı) okuyanlara kasem olsun ki, (ey insanlar!) Şüphesiz, sizin ilâhınız, tek bir ilâh (olan Allah’) tır.— E. Demiryent
37:4
5
رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِۜ ٥
Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin ve doğuların da Rabbidir.— E. Demiryent
37:5
6
اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْـكَوَاكِبِۙ ٦
İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).
Şüphesiz ki biz, dünya semâsını yıldızlarla süsleyip donattık.— E. Demiryent
37:6
7
وَحِفْظاً مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ ٧
Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).
Ve (o göğü) itaatten çıkmış her (azgın ve inatçı) şeytandan koruduk.— E. Demiryent
37:7
8
لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَأِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ ٨
Lâ yessemmeûne ilel meleil a’lâ ve yukzefûne minkulli cânib(cânibin).
8-9. (O şeytanlar, artık) mele-i a‘lâyı (semâdaki meleklerin, Allah tarafından kendilerine bildirilmiş olan, gaybla ilgili bazı bilgileri içeren konuşmalarını) dinleyemezler. (Eğer dinlemeye kalkışırlarsa) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için (âhirette de) ebedî bir azap vardır.— E. Demiryent
37:8
9
دُحُوراً وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ ٩
Duhûran ve lehum azâbun vâsib(vâsibun).
8-9. (O şeytanlar, artık) mele-i a‘lâyı (semâdaki meleklerin, Allah tarafından kendilerine bildirilmiş olan, gaybla ilgili bazı bilgileri içeren konuşmalarını) dinleyemezler. (Eğer dinlemeye kalkışırlarsa) her taraftan taşlanarak kovulurlar ve onlar için (âhirette de) ebedî bir azap vardır.— E. Demiryent
37:9
10
اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ ٠١
İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkib(sâkibun).
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, (hemen) onu delici (ve yakıcı) bir ateş izler (o şeytana yetişir ve onu yakarak yok eder).— E. Demiryent
37:10
11
فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمْ مَنْ خَلَقْنَاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ ط۪ينٍ لَازِبٍ ١١
Festeftihim e hum eşeddu halkan em men halaknâ, innâ halaknâhum min tînin lâzib(lâzibin).
(Resûlüm!) Şimdi onlara (müşriklere) sor: “Yaratılış itibarı ile kendileri mi daha güçlüdür, yoksa (semâ ile beraber içinde) yarattığımız diğer yarattıklarımız mı?” Biz onları (insanoğlunu) yapışkan bir çamurdan yarattık.— E. Demiryent
37:11
12
بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَۖ ٢١
Bel acibte ve yesharûn(yesharûne).
(Habibim!) Sen, (o müşriklerin bu kadar delillere rağmen, öldükten sonra tekrar diriltileceklerini inkâr etmelerine) taaccüp ediyorsun, onlar ise (senin yapmış olduğun tebliğ ile) alay ediyorlar.— E. Demiryent
37:12
13
وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَۖ ٣١
Ve izâ zukkirû lâ yezkurûn(yezkurûne).
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.— E. Demiryent
37:13
14
وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ ٤١
Ve izâ raev âyeten yesteshırûn(yesteshırûne).
Bir mu‘cize gördükleri zaman da (onu) alaya alırlar.— E. Demiryent
37:14
15
وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ ٥١
Ve kâlû in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).
15-16-17. “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz. Önceki atalarımızda mı (diriltilecekler)?” derler.— E. Demiryent
37:15
16
ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ ٦١
E izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâmen e innâ le meb’ûsûn(meb’ûsûne).
15-16-17. “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz. Önceki atalarımızda mı (diriltilecekler)?” derler.— E. Demiryent
37:16
17
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ ٧١
E ve âbâunel evvelûn(evvelûne).
15-16-17. “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir. Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz. Önceki atalarımızda mı (diriltilecekler)?” derler.— E. Demiryent
37:17
18
قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ ٨١
Kul neam ve entum dâhırûn(dâhırûne).
(Resûlüm!) De ki: “Evet, (öldükten sonra, hesap vermek üzere diriltileceksiniz!) Hem de hor ve hakir olarak!— E. Demiryent
37:18
19
فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ ٩١
Fe innemâ hiye zecretun vâhıdetun fe izâ hum yenzurûn(yenzurûne).
O (tekrar diriltiliş anı) sadece korkunç bir sayhâdan (İsrâfil tarafından, ikinci kez Sûr’a üfürülüşten) ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş, şaşkın bir şekilde etrafa) bakınıp duruyorlar.— E. Demiryent
37:19
20
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ ٠٢
Ve kâlû yâ veylenâ hâzâ yevmud dîn(dîni).
(Ve o zaman,) “Eyvah bize! İşte bu hesap (verme) günüdür!” derler.— E. Demiryent
37:20
21
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟ ١٢
Hâzâ yevmul faslillezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.— E. Demiryent
37:21
22
اُحْشُرُوا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ ٢٢
Uhşurûllezîne zalemû ve ezvâcehum ve mâ kânû ya’budûn(ya’budûne).
22-23. (Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zâlimleri, (onlara destek vererek küfürlerinde ortak olan) yandaşlarını ve Allah’tan başka tapmakta olduklarını (bir araya) toplayın ve hepsine, cehennemin yolunu gösterin!— E. Demiryent
37:22
23
مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ ٣٢
Min dûnillâhi fehdûhum ilâ sırâtıl cahîm(cahîmi).
22-23. (Allah meleklere şöyle buyurur:) “Zâlimleri, (onlara destek vererek küfürlerinde ortak olan) yandaşlarını ve Allah’tan başka tapmakta olduklarını (bir araya) toplayın ve hepsine, cehennemin yolunu gösterin!— E. Demiryent
37:23
24
وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ ٤٢
Vakıfûhum innehum mes’ûlûn(mes’ûlûne).
Ve onları (mahşerde) durdurun! Zira onlar sorguya çekilecekler!— E. Demiryent
37:24
25
مَا لَـكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ ٥٢
Mâ lekum lâ tenâsarûn(tenâsarûne).
(Sonra onlara, azar ve kınama maksadıyla) “Size ne oldu ki, (dünyada olduğu gibi) birbirinize yardım etmiyorsunuz?” (denir.)— E. Demiryent
37:25
26
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ ٦٢
Bel humul yevme musteslimûn(musteslimûne).
Hayır! Onlar o gün (zelil bir hâlde) teslim olmuşlardır.— E. Demiryent
37:26
27
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ ٧٢
Ve akbele ba’duhum alâ ba’dın yetesâelûn(yetesâelûne).
(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.— E. Demiryent
37:27
28
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ ٨٢
Kâlû innekum kuntum te’tûnenâ anil yemîn(yemîni).
(Tâbileri, önderlerine şöyle der:) “Siz bize sağdan gelirdiniz (sûret-i haktan görünerek, bâtılı hak gösterirdiniz)!”— E. Demiryent
37:28
29
قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ ٩٢
Kâlû bel lem tekûnû mû’minîn(mû’minîne).
(Önderleri de tabilerine,) “Hayır! Siz zaten îmân eden kimseler değildiniz!” derler.— E. Demiryent
37:29
30
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْماً طَاغ۪ينَ ٠٣
Ve mâ kâne lenâ aleykum min sultân(sultânin), bel kuntum kavmen tâgîn(tâgîne).
(Yine derler ki:) “Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı hiçbir gücümüz yoktu, bilakis siz, azgın bir topluluktunuz.— E. Demiryent
37:30
Yükleniyor...
Saffat
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle