اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَاناً وَتَخْلُقُونَ اِفْكاًۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقاً فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ٧١
İnnemâ ta’budûne min dûnillâhi evsânen ve tahlukûne ifkâ(ifken), innellezîne ta’budûne min dûnillâhi lâ yemlikûne lekum rızkân, febtegû indallâhir rızka va’budûhu veşkurû leh(lehu), ileyhi turceûn(turceûne).
Sizler, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, (ilâh diye uydurduğunuz) birtakım putlara tapıyorsunuz ve (putlar da ilâhtır, onlara tapılıp, onlar için de ibadet yapılır diyerek) yalan şeyler uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, Allah’tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde, rızkı (sadece) Allah’tan isteyin. Ve yalnızca O’na kulluk edin. O’na şükredin. (Hiç şüphesiz ki, âhirette, hesap vermek üzere) On (un manevi huzurun) a döndürüleceksiniz.— E. Demiryent