يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَٓا اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ يَنْزِعُ عَنْهُمَا لِبَاسَهُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوْاٰتِهِمَاۜ اِنَّهُ يَرٰيكُمْ هُوَ وَقَب۪يلُهُ مِنْ حَيْثُ لَا تَرَوْنَهُمْۜ اِنَّا جَعَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ اَوْلِيَٓاءَ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ ٧٢
Yâ benî âdeme lâ yeftinennekumuş şeytânu kemâ ahrece ebeveykum minel cenneti yenziu anhumâ libâsehumâ li yuriyehumâ sev’âtihimâ innehu yerâkum huve ve kabîluhu min haysu lâ terevnehum innâ cealneş şeyâtîne evliyâe lillezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).
Ey Ademoğulları, sakın şeytan, -ana ile babanızı (Adem ile Havvayı) örtülerini söküp, ayıp yerlerini kendilerine göstererek cennetten çıkardığı gibi- sizi de aldatmasın. Gerçek şu ki, o ve avanesi sizi, -sizin onları göremeyeceğiniz yönden- görürler, (kalbinize vesvese verip, avlamaya çalışırlar.. ancak Takva libası -Allah korkusu- dur ki, onun Fitnesine - aldatmasına- en kuvvetli engel teşkil eder. Onlar, takva sahibi müminleri asla baştan çıkaramaz) Kuşkusuz biz şeytanları, iman etmeyen kimselerin dostu (yandaşı) kıldık, (imansızlıkla, şeytanlık arasında bir çekicilik bulunur, korusuz bir bahçeye haşerelerin üşüştüğü gibi, imansız kalplere de, şeytanlar musallat olur) (Şeytan, şirk ve küfürde direnenlere kötülüğü emreder)— O. Kuntman